Çok Yakında

Yarım saatte yeni bir dünya

Şubat 8th, 2017 | by Kuzey
Yarım saatte yeni bir dünya
Dünya
0

(Tarihçi Bahadır Güler’in Kuzey için kaleme aldığı yazısıdır…)

Deǧerlİ okuyucularımız,
Hepinizin yaptıǧı gibi ben de hem Danimarka hem de Türk televizyonlarında hemen hemen her gün günlük haberleri takip ederim. Televizyonun dıṣında gazeteler de günlük olarak takip etmiṣ olduǧum medya organlarından.Bundan bir süre önce televizyonda verilmiṣ olan bir haber dikkatimi ҫekmiṣti. Haberde Türkiye’de bir firmada iṣe alınan kiṣilerle sözleṣme yapılırken, sözleṣmeye günlük olarak ҫalıṣanlardan iṣ saatinde en az 30 dakika kitap okumaları ve okumuṣ oldukları bu kitaptan hoṣlarına giden cümle ya da sözleri alıntı olarak diǧer ҫalıṣanlarla paylaṣmaları isteniyormuṣ. Bu alıntılardan oluṣturulmuṣ olan kitaplar satılıyor, elde edilen gelir de hayır kurumlarına baǧıṣlanıyormuṣ. Haber dikkat edilmediǧinde sıradan bir magazin haberi deǧerinde algılanabilecek gibi dursa da derinlemesine bakıldıǧında okuma alıṣkanlıǧının ҫok yaygın olmadıǧı ülkemizde ne kadar önemli olduǧunun farkına varıyorsunuz.

Ben de bundan yola ҫıkarak sizlerle önemli bulmuṣ olduǧum farklı milliyetlerden farklı bilgi ve fikir sahibi olduǧuna inandıǧım insanların cümlelerini, özdeyiṣlerini ve nüktelerini paylaṣmak istedim. Aslında bu ay NATO hakkında bir yazı yazmayı planlamıṣtım ama bu yazacaǧım ṣeylerin daha önemli ve kalıcı olacaǧını düṣündüǧüm iҫin böyle bir karar verdim. Umarım vermiṣ olduǧum karar isabetli olmuṣtur.Bu alıntıları yaparken de günümüzün toplumsal olaylarına ıṣık tutacak olanları seҫmeye de özen gösterdim.

Yazımız iҫin ilk seçmis olduǧumuz özdeyiṣ (Hadis-i Şerif) Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)’e ait. Günümuzde farklı coǧrafyalarda, farklı ülkelerde insanların en fazla ṣikayetҫi olmuṣ oldukları konulardan birisi olan adalet kavramı ve uygulanması ile alakalı söylemiṣ olduǧu ṣu söz bugün devleti idare eden devlet adamlarının kulaklarına küpe olacak cinstendir.
“Adaleti ҫiǧneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler ҫökmeye mahkumdur.”

Bir sonraki alıntımız yaṣamıṣ olduǧu dönemde düṣünce ve fikirlerinden dolayı kurulu sistem için tehlike olarak görülen ve yargılandıktan sonra ölüme mahkum edilen Antik Yunan Filozofu Sokrates’in eṣi ile yapmıṣ olduǧu kısa konuṣmadır…
Sokrates ölüme mahkum edilir. Akabinde eṣi
-Haksız yere öldürülüyorsun, diye aǧlamaya baṣlar.
Sokrates de ”Ne yani, haklı yere mi öldürülseydim!” diye cevap verir.

Yazımıza ünlü yazar ve fikir adamı Necip Fazıl Kısakürek’ten bazı özdeyiṣlerle devam edelim.
Necip Fazıl Kisakürek, vapurla Kadıköy’e geҫerken, yanına biri yaklaṣıp:
– Ûstad, diye sormuṣ. ”Peygamberlere ne gerek vardı? Biz kendimiz doǧru yolu bulabilirdik” demiṣ…
N.Fazıl, okuduǧu kitaptan baṣını kaldırmadan ṣu cevabı vermiṣ:
-Ne diye vapura bindin ki, yüzerek karṣıya geҫebilirdin…

Yine baṣka bir sözünde ise, toplumsal bir yozlaṣmaya parmak basarak ahlaksızlıǧın nasıl bir toplumsal yara olduǧunu ve toplumu ҫöküṣe götüreceǧini belirtmiṣtir.
“Memleketler parasızlıktan deǧil, ahlaksızlıktan ҫökerler….”

İtalyan fizikçi ve astronom Galile ise yaṣamıṣ olduǧu dönemde yapmıṣ olduǧu gözlemler ve fikirleri sebebi ile engizisyon tarafından yargılanarak, fikirlerinin hıristiyan inancına aykırı bulunması sebebi ile ev hapsine mahkum edilmiṣ bir bilim adamıdır. Ev hapsindeki dönemde en baṣarılı ҫalıṣmalarını yapan Galile dünyanın güneş etrafında döndüǧü iddiasını kendisine zorla yalanlatan engizisyon mahkemesine “Ama yine de dönüyor” diyebilecek kadar kendisine ve bilime saygılı bir bilim adamı idi. Şu anekdot ise kendisi ile ne kadar barıṣık bir insan olduǧunu göstermesi ve hazır cevaplılıǧının bir kanıtıdır.

Kulakları normalde büyük olan Galile’ye geveze ve lüzümsuz bir adam, “Ûstad kulaklarınız bir insan iҫin fazlaca büyük deǧil mi?” diye sorar.
Galile yaptıǧı iṣten baṣını kaldırarak adama yukardan aşağı süzerek ona ṣöyle der: “Evet, benim kulaklarım bir insan iҫin biraz fazlaca büyük; ama seninkiler de bir eṣek icin fazlaca küҫük sayılmaz mı…?”

Bu ayki yazımızı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran ve bizlere emanet eden Yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bir vecizesi ile kapatmak istiyorum. Ki şimdiye kadar hem ona, hakkında hiҫbir ṣey bilmeden körü körüne düṣman olanlar, hem de yine aynı sebepten onu kendine kalkan edinenler icin söylenmiṣ olan bir vecizedir bu:
“İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu ben kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!”
Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum…..

Yorumlara kapalıdır.