Çok Yakında

Dolandırıcılığa maruz kaldıysanız ne yapacaksınız? Avukat Erzurumlu yanıtladı

Kasım 22nd, 2016 | by Av. Hakan Hüsnü Erzurumlu
Dolandırıcılığa maruz kaldıysanız ne yapacaksınız? Avukat Erzurumlu yanıtladı
Yazarlar
0

(Avukat Hakan Erzurumlu’nun Kuzey’in Kasım sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

hakan-erzurumlu-yazar

Günlük yaşantımızda anlaşmasız kapıdan çıkıp içeri girmiyoruz.
Yatağımızda veya bir tartışma sonucu koltukta gözlerimizi açarken, her hâlükârda hukuksal hak ve yükümlülükler edinerek uykumuza ara verip günlük gerçekleri kovalamak için yola koyulduğumuzun farkında değiliz.

Arabamızı çalıştırıp işe giderken veya çocukları okula götürürken, yoldaki trafik sakinleri olarak diğer şoför ve bisiklet sürücüleri veya yayalar ile anlaşıyoruz, kim hangi hızla, nerede, nasıl gidecek, ne zaman kim kimi sollayacak, öncelikli olarak kim yoldan geçecek diye…

Bu yolda sürücü olarak beklenilen hareketi sergilemediğimiz taktirde, kamu düzeni cezalar yağdırarak hal ve hareketlerimizi düzeltmeye çalışır. Herhangi bir yerde sürat cezası almamız, ileride aynı yerden geçerken, temkinli hızla yol almamızı sağlıyor. Veya çocuğumuzu spor faaliyetine götürürken, çocuk koltuğu veya çocuk kemeri kullanmadığımız zaman polis mahkemesi 500 Euro üzerinde ceza keserse, aracımızı çocuk koltuğu olmaksızın veya kemer takmaksızın yola koyulmuyoruz.

Büro veya makina başında işlerimize girişirken hak, hukuk, yükümlülük, sorumluluklar aklımızın ucundan geçmeyebiliyor. Halbuki işveren ve diğer iş arkadaşlarımızla aramızda, sözlü veya yazılı anlaşmalarımız olduğu için hemfikiriz. Sendikalar isçilerin haklarını savunurken, işverenler kendi birimleri ile şirketlerinin haklarını savunurlar. Her biri, işçisi olsun, işveren olsun, diğerine karşı zorunlu olarak sağlıklı ilişkiler içerisinde olmalı. Biri diğerine ve her biri kendi aralarında saygı sınırını aşmamakla yükümlüdür. İş arkadaşlarımızla şakalaşmalarımız abartılı, gereksiz davranışlar halini almamalı. Bu hareketlerimiz; kişisel hakların ihlal edilmesine yol açarsa, işten çıkarmalar mahkemelerce doğal olarak karşılanır. Bu işten çıkarma nedenleri sicilimize işlendiğinde, gelecekte, zaten zor olan, iş bulma olanaklarımızı, tamamen yok edebilir. İşverenimizle ilişkilerimiz iş yerinden ayrılmamızla son bulmuyor. Dışarıda da işimiz ve işveren ile ilgili iletişimlerimizde yükümlülük ve sorumluluklarımız devam eder. Sosyal medya ve arkadaş çevrelerinde patron, işveren, işçi ile alakalı dedikoduları, karalama veya iftiralar yukarıda belirttiğim gibi işten çıkarmalara kadar götürebilir ve üstelik ceza dava nedeni olabilir.

Anlaşmaların sözlü veya yazılı olması hak ve yükümlülükler konusunda fark gözetmez. Bu konu zorunlu kanıt veya delil araştırmasında bazen sorun yaratabilse dahi, anlaşmayı var sayacak ipuçları bazen karar verecek yetkili hakim veya kurumlar tarafından yeterli sayılabilir. Belçika’da kanıt konusunda genel hukuki görüş, 375 Euro yukarısındaki maddi tartışmalarda yazılı bir belgenin zorunlu tutulmasıdır. Bu herhangi bir banka hesabından diğer bir banka hesabına yapılmış para transferi olabilir, okey masasında, yaz/boz üzerine işlenmiş bir yazılı anlaşma da olabilir.
Tüketici olarak bakkal ve süpermarketlerden yaptığımız alışverişlerimiz yerini yavaş yavaş yeni aracılara bırakıyor. Televizyon, internet, e-mail, fax, posta ve telefonlarla tüketim yapmamız için bombardıman altında tutuluyoruz. Bu sunulan kolaylıklar tehlikeleri de içinde barındırıyor. Bu tehlikelere kesinlikle dikkat edilmeli. Yeni aracılar dolandırıcılık tuzağına sadece dikkatsiz vatandaşlar sürüklemiyor. İyi niyetli dikkatli tüketiciler de dolandırıcıların ağına düşebiliyor.

Dolandırıcılar sahte fatura, trafik cezaları kullanarak ödemeleri kendi hesap numaralarına havale ettirip ortadan kaybolabiliyorlar.

İnternet üzerinden aldığınız ürün sipariş edilen ürün ile hiç benzerlik taşımıyor olabilir. Veya bir sefer bile olsa ürün almışsanız, istemeksizin size değişik değişik ürünler gönderip ödeme yapılmasını zorlayabiliyorlar.

Bu tür oyun ve tuzaklardan korunup kurtulabilmemiz için değişik tüketici koruma ve şikayet olanaklarımız var.

Tüketici ‘ombudsman’ına herhangi bir tüketici sorunu bilgilendirilerek mahkeme dışında çözüm bulunabiliyor. ( http://www.consumentenombudsdienst.be/nl )

Herhangi bir tüketici dolandırıcılığına maruz kaldıysanız, şikayet merkezine başvurarak yardım isteyebilirsiniz: http://meldpunt.belgie.be/meldpunt/

Eğer başka bir Avrupa Birliği ülkesinden bir ürün aldıysanız ve bu ürün ayıplı çıktıysa veya şikayetiniz var ise http://www.eccbelgie.be danışma kurumuna şikayette bulunabilirsiniz veya sorularınıza cevap arayabilirsiniz.

Sağlığımızı ilgilendiren bitkisel veya doğa ürünleri tüketiminde çok dikkatli olmamız gerektiğinin altını çizmeliyim. Hiçbir sağlık ürünü Sağlık Bakanlığı’ndan onay alınmaksızın piyasaya sürülemez. Bu tür pazarlamalar, Türk televizyon kanalları ve mahallelerimizde eksik olmayabiliyor. Eş, dost veya yakın akraba ve tanıdıklarımız aracılığıyla zayıflama hapları, özel pirinç mamullerini ve bu gibi nice ürünleri pazarlanırken, çoğu sade vatandaşlarımız iyi niyetli olarak bunları tüketiyor… Böyle yaparken ya bu sahte “ilaçları” kullanarak ceplerini yakıyorlar ya da sağlıkları ile kolayca oynayabiliyorlar.

Yorumlara kapalıdır.