Çok Yakında

“TINI” 10. YILINI ŞÜKRİYE TUTKUN İLE KUTLADI

Mayıs 24th, 2017 | by F. Aydemir
“TINI”  10. YILINI  ŞÜKRİYE TUTKUN  İLE KUTLADI
Belçika
0

GENT’te bulunan “müzisyenler evi TINI” 10. yılını kutladı. 10. Yıl kutlamasına Türkiye’den halk müziği sanatçısı Şükriye Tutkun’u davet eden TINI’nın kutlaması coşkulu geçti. TINI’nın kurucusu Mustafa Avşar, halk müziğini Belçika’da yaşatmaya devam edeceklerini belirtti.
Belçika ile çok özel bir bağı olduğunu ifade eden Şükriye Tutkun KUZEY’e konuştu… Sanat hayatında 30 yılı geride bırakan halk müziğinin sevilen sesi Şükriye Tutkun, hayallerini anlattı.
İlk albümün üzerinden kaç yıl geçti
İlk albümüm üzerinden tam 20 sene geçti. Aslında sahneye çıkış tarihim 2 Mayıs 1987. Geçtiğimiz günlerde tam 30. yılımı kutladım.
Konservatuarda şan/opera dersleri aldınız ama sonra türkü albümü çıkarttınız. Neden türkü? Türküler size ve bize neyi anlatıyor?
Albüm çıkaracağım yıllarda pop müzik, adı üzerinde çok popülerdi. Hiçbir plak firması türkü albümü yapmaya maalesef yanaşmazdı ve yanaşmıyordu da. Aslında ben de güzel besteler seslendirmeyi çok istedim fakat henüz ilk albümümü çıkaracağımdan maalesef bana sunulan besteler çok vasattı ve hiçbir şekilde içime sinmemişti. Çalıştığım plak şirketiyle aylarca konuşarak türkü söylemeye ikna edebildim. “Bu albüm tutmaz ama biz seni çok sevdik” demişti firma sahibi.
Türkü söyledim çünkü türküler şımarmıyordu. Türkü söyledim çünkü istediğim türküyü seçebiliyor kimseye minnet etmiyordum. Türkü söyledim çünkü o kadar çok söylenecek söylenmemiş türküler vardı ki sanki hepsi söylemeyi bekliyordu. İyi ki de söylemişim.
1998 türkü yılı olarak geçti arşivlere, özellikle gençlerin türkülere büyük ilgi duyduğu bir yıl oldu 1998. O dönemde çok popüler olan isimlerden biri de sizsiniz. Kimler kaldı o dönemden günümüze?
O dönemde çok fazla türkü söyleyen arkadaşımızın albümleri çıktı. Kimi çok başarılı oldu yıllarca türkülerini söyledi ve hala söylemeye devam ediyor. Kimi ise türkü furyası, türkü modası ile sadece bir albümle müzik dünyasına merhaba deyip kayboldu. Şu an hala türkü söyleyen bir çok arkadaşımız tabii ki var. İsimlerini zaten sizlerde biliyorsunuz sanırım saymama gerek yok.
Şimdiye kadar kaç albüm yaptınız? Size göre en ses getiren albümünüz hangisiydi?
Şimdiye kadar altı tane albüm çalışmam oldu yayınlanmış. Tabii ki en çok ses getiren ve en çok satan albümüm “Arda Boyları” türküsünün de içinde bulunduğu “Sevin Gayrı” albümüm oldu. “Gücüm Yetene Kadar” albümüm ise benim yıllarımın özetidir. Bu albümde söylediğim her türkü çok özel ve çok çok güzel benim için. Beni seven dinleyen tüm dinleyicilerimiz mutlaka tüm şarkıları dinlemesini isterim. Maalesef günümüzde yapılan albümlerden sadece birkaç tane şarkı dinleniyor. Diğer şarkılar dinlenmeyi keşfedilmeyi bekliyor sanki tüm emekler boşa gidiyor.
Yeni albüm çalışmanız var mı? Albümde yer alacak türküler belli mi?
Yeni albüm çalışması yapmayı düşünüyorum tabii ki en başta “Opera okudunuz neden türkü söylediniz” diye sormuştunuz ya işte bundan sonra yapacağım albüm, seçtiğim antik aryalardan oluşan bir albüm olacak ve arya söyleyeceğim.
Böyle popüler bir isim olmayı çocukluğunuzda hayal etmiş miydiniz? Şimdiki hayaliniz nedir?
Küçücükken yatılı okulda kaldığım yıllar boyunca beni ayakta tutan tek bir hayalim umudum vardı. Beni ezenlere üzenlere küçümseyenlere, “sizden bişey olmaz, siz adam olmazsınız” diyen öğretmenlere karşı geliştirdiğim savunma mekanizması olmalı: “Büyüyünce ya politikacı olacağım ya da sanatçı olacağım ve size göstereceğim, ben bir şeyler olacağım ben adam olacağım.”
Tabi ki hayallerim var, daha huzurlu sakin müzikle yan yana geçsin istiyorum kalan ömrüm. Olabildiğince yabancı müzisyenlerle birlikte söylemek ve yardım amaçlı konserler vermek istiyorum. Özellikle Afrika’daki aç susuz insanlar için su kuyuları açtırmak onlar için elimden ne geliyorsa yapmak istiyorum.
Bir dönem çok sık Belçika’ya geldiniz. Sonra uzun bir aradan sonra yeniden Belçika’daki hayranlarınızla buluştunuz. Onlar sizi, siz onları özlemiş misiniz?
Belçika Emi firmasıyla albüm çalışmamız olmuştu. Sanırım 1999 yılıydı. O yıllarda çok sık Brüksel’e geliyordum. Çeşitli festivallerde konserler, gazetelerde röportajlar, radyo programlarında söyleşiler. Sonra çok sevdiğim dostlarım oldu ve ziyaretlerim devam etti.
Uzun yıllar sonra ilk kez çok sevdiğim müzisyen arkadaşımın davetiyle yeniden Belçika’ya geldim. Çok güzel farklı bir izleyici dinleyici kitlesi var. Ve gerçekten de çok özlemişim Belçika dinleyicisini. Bu yeni bir başlangıç oldu ilerleyen zamanlarda yeniden konserlerimiz olacak diye düşünüyorum.
Belçika’daki türkü dinleyicisini nasıl buluyorsunuz? Onlara söylemek istediğiniz ‘söz’ var mı?
Belçika’daki dinleyici diğer Avrupa ülkelerinden farklı gerçekten. Dinlediklerini, beni anladıklarını, severek dinleyip severek de eşlik ettiklerini görebiliyorum. Sıcak samimi bir izleyici var. İlginçtir ki Belçikalılar da türkülerimizi dinliyor bu en güzeli. Hala Belçika radyolarında bazı türkülerim özellikle “Arda Boyları” çalıyormuş sizlerden edindiğim bilgilere göre.
Konserde türkülerimizi hep birlikte söylediğimize göre bu güzel dinleyiciye izleyiciye söyleyeceğim tek söz şu olabilir: “Türkülerimizi hep birlikte söylemeye devam edelim, gücümüz yetene kadar.”

Yorumlara kapalıdır.