Çok Yakında

Terim kalsaydı, iddia ediyorum, play-off oynardık

Ekim 26th, 2017 | by Kuzey
Terim kalsaydı, iddia ediyorum, play-off oynardık
Spor
0

İRFAN KURTULMUŞ’UN KUZEY’İN EKİM SAYISI İÇİN KALEME ALDIĞI YAZISIDIR…

Türkiye, Rusya’da yapılacak 2018 Dünya Kupası hayallerini eleme grubunda Eskişehir’de İzlanda’ya 3-0 gibi net ve acı bir skorla yenilerek, toprağa gömdü.
Halbuki bir ay önce aynı statta, grubun lideri Hırvatistan’ı 1-0 mağlup ederek ümitleri yeşertmiş hayaller kurmaya başlamıştık.
İzlanda karşılaşması kendi kaderimizi kendimiz belirleyeceğimiz çok önemli hayati bir maçtı.
İnsan hayıflanmadan üzülmeden edemiyor…

Finlandiya, deplasmanda son dakikada Hırvatistan’a gol atarak maçı 1-1 bitirme başarısı göstererek yenmemiz durumunda grup lideri olacağımız kısmeti de ayaklarımızla teptik…
İşin en acı tarafı, 80 milyonluk büyük Türkiye milyonlarca dolar verilen yabancı teknik adam ile yarısı Avrupa ülkelerinde yetişmiş futbolcularına karşın, 360 bin nüfuslu yerli teknik direktörle futbolcuların çoğu çeşitli Avrupa ülkelerinde oynayan küçücük İzlanda’dan kendi sahamızda 3 gol yememiz.
Yazıklar olsun.. Yazıklar olsun…

Grup lideri Hırvatistan, bizim İzlanda’ya yenilmemiz ve kendilerinin Finlandiya ile berabere kalma sonucu liderliği İzlanda’ya kaptırınca ertesi günü teknik direktörün işine anında son vererek kapıya koydu.
İzlanda’ya kötü yenilmemizin baş sorumlusu teknik direktör Mircea Lucescu’dur…
Lucescu, fizik gücü yüksek İzlanda karşısında çalım becerisi mükemmel olan ve rakip futbolcuları faul, hatta penaltı yapmaya zorlayacak Emre Mor, Yunus Malli ve Cengiz Ünder gibi isimleri tercih etmeyerek sonu hazırladı.

Hakan Çalhanoğlu’nun kart cezalı olduğu gibi Lucescu’nun da aynı durumda olarak maçı tribünden izlemesi işin tam tuzu ve biberi oldu.
Fatih Terim’in, grup eleme maçlarının bitimine 4 maç kala yaşadığı tatsız olayın ardından gönderilmesi yapılan ilk yanlıştı.
Terim, grup maçları bitene kadar takımın başında kalmış olsaydı, iddia ediyorum, play-off oynardık.

İkinci yanlış da, Milli Takımı bıraktığını bas bas bağıran ve Barcelona’da kadroda olmayan Arda Turan’ın hiçbir şey olmamış gibi kadroya yeniden alınmasıydı.
Arda Turan, İzlanda hezimeti maçında durum 3-0’ken 60.dakika da oyundan alınıp yedek kulübesine giderkenki yüz ifadesiyle sanki bazı yerlere alaycı mesajlar veriyor gibiydi.
Fatih Terim’in gitmesini isteyenler, etik olmayan bir davranışla Arda Turan’ı geriye getirenler ya da getirtenler şimdi kendilerini nasıl hissediyordur?
Türk futbolunun en büyük hastalığı olan adam yetiştirememek ve yeni şöhret olmaya başlayan yeteneklerin ‘dayılanma’ya başlama hallerine bir çözüm bulunamaz, bu sistem değişmezse daha çok uluslararası turnuvalar dışında kalırız.
Kalmaya da mahkumuz…

Çünkü, Türkiye’de yetişen futbolcularla, Avrupa’da doğup büyümüş bulunduğu ülkenin futbol eğitimini almış milli takıma çağrılan futbolcular arasında bir ahenk kurulamadığı aşikar.
Bunlara, Avrupa’dan Türkiye’ye gelmiş ve yerleşmiş Türk futbolcularını da ekleyebiliriz.
Uzun lafın kısası, 2002 Dünya Kupası’ndaki 3.lükle övünmeye devam… Rusya’ya selam…
Vah Türkiyem vah…

Yorumlara kapalıdır.