Çok Yakında

TARIK ABİ

Ekim 7th, 2016 | by Esen Kalın
TARIK ABİ
Yazarlar
0

(Esen Kalın’ın Kuzey’in Ekim ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

esen kalin

Ankara’da lise 1. öğrenim yılının ilk haftası.

Üç kafadar kendi aramızda sınıfın güzellerini seçiyor aynı zamanda, “şu seninki, bu benimki…” diye de kendi kendimize gelin, güveyi oluyorduk. Bir de, “başkasına bakmak yok ha…” diye racon da kesiyorduk. İyi hoş da bu durumu kızlara nasıl anlatacaktık? Daha doğrusu ilk kim cesaret edip açılacaktı?

O zamanlar şimdiki gibi hoppadanak gidip, “senden hoşlandım, çıkalım mı?” gibi durumlar yok. Diyelim açıldık. Ya ret edilirsek? Öldük. Serde delikanlılık var.

Üç kafadar sonunda ne olursa olsun diyerek, aramızdan birinin bu işi yapması gerektiği kanısına vardık. Çektiğimiz kura sonucu ihale bende kaldı. Kaldı da ne oldu. Ne zaman uygun bir an kollayıp kızlara yanaşmak istesem alı al, moru mor, mahcup bir şekilde tersyüz ediyorum. Çünkü kızların aralarında oluşturduğu gruba her yaklaştığımda, şu konuşmalara şahit oluyorum: “Allah’ım bir görseniz o ne yakışıklılık, boy, pos, hele hele o gözler…” Bir başka sefer “kız inan öyle biri olsa hemen çıkarım onunla, ama var mı bizim okulda öyle bir erkek.” Bunları duyunca bende cesaret sıfır.

Sahi var mı bizim okulda kızların bahsettiği gibi biri. Varsa kim? Arkadaşlara durumu anlatıyorum ve araştırmaya başlıyoruz. Sonunda öğreniyoruz; Tarık Akan.

Türk sinemasının bu yeni starının adını tabi ki duymuş ve bir posterini de görmüştüm ama hiç filmini izlememiştim.

Bir müddet sonra bir filmini izledim. “Abi kızlar haklı ,onun yanında bizim sözümüz bile edilmez” deyip hayıflanmıştım. Galiba biraz da kızgındım sana. Tüm genç kızlar sana hayran diye.

Ama sonunda, başta “Sürü” olmak üzere diğer filmlerini izledikçe ben de sana hayran olmaya başladım. Zamanla fikirlerinle, eğilmeyişin dimdik duruşunla, eğitime yaptığın katkıyla, özü sözü bir vatanseverliğinle hayran kitlen kat be kat arttı. İşte onlardan biri olarak seninle tanışmayı çok istedim Tarık abi. Sana lisede senin yüzünden kız tavlamaktan nasıl vaz geçtiğimi anlatacaktım. Hatta bir Almanya seyahatinizden sonra Brüksel’e geçeceğinizi öğrendiğimde bir radyo programı yaparız diye hazırlanmıştım. Ama maalesef gelememiştiniz.

Aramızdan erken ayrılman hepimizi çok üzdü Tarık abi. Ama yaptığın eylemler, yardımlar, eğitime ve sanata katkılarınla kısaca etrafına saçtığın ışıkla hep hatırlanacak, hep kalbimizde olacaksın.

Cenazendeki kalabalık da ne kadar çok sevildiğinin bir göstergesidir.

Kuzey’deki bu ilk yazımda seninle ilgili anımı, dolayısıyla seni yazmak istedim. Seni anlatabilmek benim becerilerimin dışında. Etrafına saçtığın ışıklar arasında rahat uyu güzel insan.

Okumak aydınlanmanın olmazsa olmazıdır.

Kuzey, şimdi Belçika’da; biz, Kuzey’de.

Hoş geldin KUZEY…

Yorumlara kapalıdır.