Çok Yakında

Sövmek istiyorum

Haziran 19th, 2017 | by Nerkiz Şahin
Sövmek istiyorum
Yazarlar
0

(Nerkiz Şahin’in Kuzey’in Haziran sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Ne biçim bir dünyada yaşıyoruz be kardeşim. İnsanlığı ölmüş. Saygısı bitmiş. Vurdum duymaz. Tahammülsüz. Sanki birbirini üzmek için yarışta insanlar. Laf sokanlar. Durduk yere birbirine çatanlar. Yüzyılların kavgalarını canlı tutanlar. Her ayrıntıyı bahane edip saldıranlar.
Sövmek istiyorum.
Alabildiğince duyduğum küfürlü kelimeleri sıralamak istiyorum. Makinalı tüfekten çıkarcasına evrene salmak istiyorum.
Böyle bir dünyada bu tür davranışların, zulmün acının arasında olmak istemiyorum. Haykırarak sövmek istiyorum.
Sonrada dur diyorum yine de kendime.
Dur, boş ver sen diyorum.
Yakışmaz sana diyorum.
Erkeklerin bile ağzına yakıştıramadığın kelimelerin yakınından bile geçme diyorum kendime. Bunca zaman ağzına almadığın o laflar sana ait olamaz diyorum. Düşme bu küfür denilen tuzağa diyorum. Bozma sen ağzını, sus, sus, sus diyorum. Hak edenleri de kendi küfürlü kirli hayatlarıyla baş başa bırak diyorum. Sen suskunluğun kralı ol. Anlayana en iyi cevap o diyorum ve geri çekiliyorum.
Gücümüzün sadece kelimelere yettiği bu devirde belki de en değerli kelime suskunluktur. Suskunluğun kraliyeti var mı bilmiyorum.
Varsa o krallığı ben kazanabilirim.

Benden de ne kral olur ya. Hadi kraliçe deseydim neyse de.

Gerçi ben o kraliçeliği de istemiyorum. Kendimi başkalarından ayırmıyorum. Üstün görmüyorum. Ben sadece ben olmak istiyorum. Kendim olayım yeter. Bir başkası olmak çok zor. Tıpkı küfürlü konuşamadığım gibi, başkası da olamam. Kendi kelimelerimi kurarak konuşabilirim ancak. Kendi kelimelerimle isyan ederim dünyada olup bitene. Kendi cümlelerimle memnuniyetsizliğimi, kızgınlığımı öfkemi anlatırım. Kimine göre zayıf bir duruştur.
Kimine göre tam tersi, güçlü görünürüm. Ama bunlara bile takılmak istemiyorum. Sadece güzelliklere odaklı olmak istiyorum.
Israrla iyi şeyler görmek istiyorum. Çok zor biliyorum. Günlük haberlerde beynimizi yeterince hırpalamıyorlar gibi, bir de sosyal medya üzerinde sürekli çirkinliklerle, çirkefliklerle karşı karşıyayız. Güzelliğin savaşını bile çirkin savaşıyoruz, farkındayım. Evrende sulh diyenlerin kişisel savaşlarına şahit oluyoruz sürekli. Dünyaya kendi iyisini, kendi mesajını zorla olsun, duyurma, yayma çabaları hiç bitmiyor etrafımızdakilerinin.
Kendi tarafına anlayış isteyenlerin diğer tarafı aşağıladığı kelimeleri okurken yüzümüzü bırak, insanın kulakları bile kızarıyor yerine göre.
Yazmayım, susayım diyorsun sürekli.
Yazmıyorsun, susuyorsun.
Ama nereye kadar diyorsun.
Bakıyorsun ki, bütün etrafındaki negatiflikler seni de içine çekmeye başlıyor. Tam o noktada negatifliğin denizinde boğulmaktan kurtulmak çok zor işte. Bütün dünyaya sen de bir güzel küfretmek istiyorsun.
Ağzını açıp gözünü yummak istiyorsun.
Anlayışla bile karşılayabiliyorsun bir an o kelimeleri bulanı. Bir an evet anlıyorsun.

Ama yine de yapmamalıyız, denemeliyiz iyi kelimeleri bulmayı.
İyi ve güzel şeyler bulmalıyız diyorum.
İnandığımız şeylerden vazgeçmemeliyiz.
Vazgeçtiğimiz an kaybetmiş oluruz diyorum.

İnce bir çizgi, biliyorum. Aşmamak çok zor, anlıyorum. Ama kolay olsaydı zaten herkes yapardı, önemli olan zoru başarmak dememişler mi?
O zaman zorlu da olsa susmak ve doğmadan o küfürleri tükürükte boğmak gerekir diyorum kendime.
Bitmeyen savaşlarımdan birisi de bu olsa gerek!

Yorumlara kapalıdır.