Çok Yakında

Şirketiniz iflas ettiğinde ne yapmalısınız?

Aralık 30th, 2016 | by Av. Hakan Hüsnü Erzurumlu
Şirketiniz iflas ettiğinde ne yapmalısınız?
Yazarlar
0

(Avukat Hakan Hüsnü Erzurumlu’nun Kuzey’in Aralık sayısı için kaleme aldığı yazılardır…)

Zararlar sorumluluğu

Her kim, bir başkasında maddi veya manevi bir zarara sebebiyet verirse, bu zararı kendisi karşılamak zorundadır.
Bu zarar doğrudan, yani insanın isteyerek yaptığı kendi hareketleri ile oluşabilir veya dolaylı olarak da gerçekleşebilir.
Doğrudan zarar oluşmasında kriter, normal bir insanın aynı şartlar altında bu hareketleri yapmayacak olmasıdır. Örneğin bir araba kazasının verdiği maddi/manevi zarar (aşırı dozda alkol alarak, üstüne üstelik bir de hız sınırı aşılır da kaza olursa veya teknik muayenesi yaptırılmamış bir aracın trafiğe girdikten sonra kaza yapması.)…
Doğrudan, hareket etmeden, isteği dışında da dolaylı yollarla zarar oluşabilir, yani sorumsuzluk ve ihmal sonucu da doğabilir. Örneğin yüzme havuzunda bir çocuğun boğulma tehlikesi yaşadığı durumda yüzme şampiyonu birinin, güneşlenmeye devam etmesi ve çocuğun boğulması.
Bu sorumluluk ve zararın karşılanması sadece insanın kendi hareket veya ihmali ile sınırlanmıyor. Gözetimi altında olan insanların zarara sebebiyet vermesi konusu da doğrudan Belçika Medeni Kanunu’nda yer almaktadır:
– Ebeveynler (baba ve anne) reşit olmamış çocuklarının zararlarını karşılamak zorundadır;
– Bir usta, verdiği görev veya hizmeti yerine getiren asgari ücretli bir çırağının sebebiyet verdiği zararları karşılamak zorundadır;
– Öğretmenler, gözetimi altındaki yaramazlık yapan öğrencilerin zararlarını karşılamak zorundadır…

Bir insan gözetimi altındaki hayvan(lar) için de sorumludur. Bir köpek sebepsiz yere, sokakta gezerken bir başka köpeği ısırdı diyelim, bu köpeğin verdiği zararı sahibi karşılamakla yükümlüdür.
Bu sıralamalara bir de yaşamayan nesneleri ekleyelim, yani taşınır ve taşınmaz malları. Buradan doğacak zararları da bunlardan sorumlu olanlar, mal sahipleri, yüklenir. Örneğin çatıdan düşerek son model bir Mercedes’e zarar veren bir kiremit, veya durduk yere hareket ederek etrafındaki Ducati, Honda marka motorlarını dağıtan hantal bir Harley Davidson motosikleti…
Bu sorumluluklar ve doğabilecek hasar ve zararları okurken, “Kapıdan dışarı nasıl çıkmalıyım o zaman?” diye kendi kendimize söylenmişizdir. Bunlar yasalarda geçen ve uygulanan konular. Zarar ve hasarın tazmini konusunda zorunluyuz, ama yeter ki doğrudan ve dolaylı yollarla zarara sebebiyet vermekten kaçınalım.
Burada önemli olan sigortalı olmamız, sigortalarımız devreye girerek bu mağduriyetleri karşılamak zorundadır. Bizler de böylelikle bu maddi külfetlerden korunmuş oluruz.
Sigortaların zorunluluğu bu nedenle önemlidir.
İsteyerek ve bilerek bir hata ile zarar verildiyse eğer, sigortalar bu zararı öncelikli olarak karşılar, sonra da yaptıkları masrafları hatayı yapan sorumlulardan geri temin ederler.
Önemli sigortalar yangın sigortası, sivil sorumluluk sigortası ve motorlu araç sigortasıdır.
Eğer bu sigortalarımızı primleri sorunsuz olarak vadelerinde ödendiyse sorun yok demektir.
2007 yılından itibaren doğal afetler de sigorta kapsamına alında ve doğan zararların karşılanması yangın sigortalarımıza dahil edildi. Önceleri doğal afetler Belçika devleti tarafından zararların karşılanması için kabul edilmeliydi. Bu değişiklik ile zararlarının karşılanması daha iyi koruma altına alınmış oldu.
Bu gibi durumlarda vatandaşlarımız doğrudan kendi sigortaları ile irtibata geçip, bilirkişi tayin edilmesini ve zararların karşılanmasını istemelidirler.
Eğer motorlu vasıtanız (arabanız) hasar gördüyse sigortanız bunu karşılamaz, sigortanız sadece kaza durumunda başkasının zararını karşılamak için devreye girer.
Doğal afetlerde başka biri sorumlu değildir, doğanın kendi dönüşümü ve değişiminden dolayı zarar gerçekleşir. Bu konuda birkaç istisna var. Örneğin, komşunuzun bahçesindeki bir sandalye rüzgarla uçarak sizin mallarınıza zarar verdi, veya komşunuzun ağacı kırıldı veya bahçenize düştü. Bu gibi durumlarda kendi sigortanız değil de komşunuzun sigortası devreye girmek zorundadır.
Sigortalarımızı yaparken bazen sorulur, hukuk danışmanlık sigortası eklemek ister misiniz diye, tavsiyem bunu kabul edip bu konuda da kendinizi sigortalamanızdır.
Eğer ki tartışma yaşar ve mahkemelik olursanız, bu durumda avukat, mahkeme ve bilirkişi masraflarınızı bu sigortanız karşılar. Size de herhangi bir avukatı hiçbir ücret ödemeden seçme olanağı sağlar. Diyelim çocuğunuz top oynuyor ve topu yakalamak için yoldan geçmeye çalıştı, yoldan geçen bir araç da çocuğa çarpmamak için çevredeki arabaları hurdaya çevirdi, tartışmalı durum ortaya çıkabilir ve avukat, mahkeme masrafları altında boğulabilirsiniz.

—————————————

SORULAR ve CEVAPLAR…

Şirketiniz iflas ettiğinde ne yapmalısınız?

Çalıştığınız şirket iflas etti ve birkaç aydır maaşlarınız ödenmiyor. Emeğinizin karşılığını ve işinizi kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyasınız.
Bu durumda ticaret mahkemesince şirkete atanan kayyum şirketin devam edip etmeyeceğini veya devredilip edilemeyeceğini araştırarak kısa süre içerisinde kararını verir ve gerekli birim ve kişilere bildirir.
İşçilere alacaklı olup olmadıkları yazışma ile sorulur ve alacaklı bildirim formunu doldurup kendilerine geri iade edilmesi kayyum tarafından yazışmalarla istenir.
Bu formu sendikanızla birlikte doldurmanızı ve kayyuma geri göndermenizi tavsiye ederim.
Kayyum bu formu kontrol eder ve tartışma durumunda İş mahkemesi tartışma konusu üzerine kararını verir ve ödeneği belirler.
İşçilere yönelik çalışmalarında kayyum 15 gün içerisinde çalışma veya işten çıkartma konusunda kararını iflas eden şirket işçilerine bildirir. İşten çıkartma durumunda işten çıkartma bildirisini (C4) size yazışmaları ile bilgilendirir.
Bu C4 formu ile beraber sendikanıza giderek ödeme isteyebilirsiniz. Eğer sendikalı değilseniz, işsizlik yardım kurumuna başvurabilirsiniz (CAPAC veya HVW).
Kayyum alacaklı bildirim formunuzu kabul eder etmez size bir F1 dilekçesi gönderir. Bu dilekçe ile alacaklı olduğunuz maaş, sene sonu primi, izin parası, ve diğer ödemeleri isteyebilirsiniz. Bu konuda size yardımcı olacak en uygun kurum yine sendikanız.
Bu F1 formunu RVA’daki FSO veya ONEM’deki FFE kurumlarına gönderdikten sonra ödemeler size yapılır.
Bu işlemleri yaptıktan sonra da iş aramak için kaydınızı yapmanız gerekmektedir. (Flaman bölgesi için VDAB kurumu, Brüksel bölgesi için ACTIRIS kurumu, Valon bölgesi için FOREM kurumu).

Yorumlara kapalıdır.