Çok Yakında

Sapiens’in yazarıyla bir gün… ‘Buğday bizi evcilleştirdi’

Mart 19th, 2017 | by Kuzey
Sapiens’in yazarıyla bir gün… ‘Buğday bizi evcilleştirdi’
Dünya
0

İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV) Direktörü ve ‘Bilim Kurgu Sineması 1900-1970’ kitabının yazarı Berk Çöker, “Sapiens” ve “Homo Deus” kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari’yle İstanbul’da buluştu. Bu güzel yazı kaleme alındı…

Berk ÇÖKER

– “Hoşgeldiniz Profesör Harari.”
– “Yuval daha iyi olabilir.”
– “Türkiye’ye hoşgeldin Yuval.”
– “Türkçe’de buna nasıl cevap veriyorum?”
– “Hoşbulduk.”
– “Hmmm bizim dildeki gibi çok ‘ş’ kullanıyorsunuz…”

“Sapiens” ve “Homo Deus” kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari’yi Atatürk Havalimanı’nda karşılıyorum. Bizleri yani “Homo sapien” olarak türümüzün geçmiş ve gelecek tarihini yaklaşık 800 sayfada özetleyen dünyaca ünlü tarihçiyi. Türkiye’ye ilk kez geliyor. İstanbul’dan mütemadiyen transfer uçuşlar yapıyor ama 8000 yıllık şehrimize ilk defa ayak basıyor. Bir tarihçi için garip bir duygu olmalı. Kitaplarının ikisi de her kitabevinde en çok satanlar arasında. Birinci, ikinci veya üçüncü sırada, durmadan yer değiştiriyorlar raflarda.

Son zamanlarda Zülfü Livaneli’nin “Huzursuzluk”u kafa tutmuş gibi ama bir fark var. Bir tarafta Türk okurun aşina olduğu Livaneli hikayeleri, diğer tarafta ise, bir İsrailli akademisyenin elinden çıkma sosyal antropoloji, tarih ve gelecek kitapları. Bu kitabı ve bu yazarı bu kadar özel kılan şey n’olabilir? Ya da kader-kısmetçi bir toplum olarak biz Türkler, neden bu adamla kendimiz arasında bir ilişki kurduk?

3 isim, Barack Obama, Bill Gates, Mark Zuckerberg… Dünyanın en güçlü 10 ismini saymanızı istesem, zannederim, bu 3 isim, kesinlikle aralarında olurdu. İşte bu 3 isim, Harari’ye ve kitaplarına öyle destek oldu ki, karşımda duran bu küçük adamı getirtmek için aylarımızı vermemiz gerekti.
ABD’nin 44. Başkanı Barack Obama, geçen yılın ortalarında verdiği bir ropörtajda Harari’nin “Sapiens”i için “Hayat değiştirecek türden bir kitap” derken, Microsoft’un sahibi Bill Gates ise eşi Melinda ile kitabı bir solukta okuduklarından bahsediyor. Facebook’un kurucusu Zuckerberg’in de bu ikiliden geri kalır yanı yok, her ortamda “Sapiens”tan bahsediyor. Bizim bu adamı sevme sebebimizin, bu üçlünün tavsiyesi ile yakından uzaktan bir ilişkisi yok ama bir kitap popüler kültürün bir aygıtı oluyorsa, hep beraber satın alıyor, okuyor ve arkadaş ortamlarında türümüzü konuşur oluyoruz. Kitabın yayılması, onun da kitabında belirttiği gibi, kendi türümüzün sosyalleşme aracı olan dedikodu.
Harari’ye haksızlık etmek istemem, sadece bunlar bir kitabın okunurluğu için yeterli gibi gözükse de içinde barındırdığı bilgi, şaşkınlık verici. Ortadoğu ve Avrupa ortaçağ tarihi üzerine uzman olan Yuval, İsrail’deki İbrani Üniversitesi’nde verdiği “Dünya Tarihi” notlarını toparlamış. Kitaptaki mizah, çalışmayı diğer akademik tarih kitaplarından farklılaştırıyor. Bir başka konu ise, bazı vurucu ve insan aklından çıkmayacak cümleler. Sizler için “Sapiens”tan birkaç alıntı yaptım, gerçekten aralarında geçmişte hiç duymadığımız savlar var. Kitap, sadece Sapiens türünü incelemekle kalmıyor, günümüzden örneklerle ekonomik, sosyolojik ve politik inançlarımızı örnekleyerek sorgulamamıza da fırsat veriyor.

İşte insana insanlığı anlatan Harari’nin kitabı “Sapiens”tan bazı baş döndürücü başlıklar:
1- Atalarımızın doğayla uyum içinde yaşadığını iddia eden doğaseverlere inanmayın. Sanayi Devrimi’nden çok önce, Homo Sapiens en çok bitki ve hayvan çeşidini ortadan kaldıran bir tür olma rekorunu elinde tutuyordu. Biyoloji tarihindeki en ölümcül tür olmak gibi şaibeli bir özelliğimiz var.
2- Ortalama çiftçi ortalama avcı toplayıcıdan daha fazla çalışarak karşılığında daha kötü besinlere sahip oldu. Tarım devrimi tarihin en büyük aldatmacasıdır.
3- Bankalar ve devletler para basarlar ama nihayetinde hesabı ödeyenler bilim insanlarıdır.
4- Geç modern çağdaki dünyamız, tarihte ilk defa tüm insanların temelde eşit olduğunu iddia etmekle gururlanırken, tarihteki en eşitsiz toplumu kurma ihtimali çok yüksek.
5- Tarih boyunca fakirler ve baskı altındakiler en azından ölümün eşitleyici olduğunu, zenginin de fakirin de öleceğini düşünerek teselli buldular; fakat bu insanlar kendilerinin öleceğini, zenginlerinse genç ve güzel kalacağını düşünerek rahat edemezler.
6- Kimse lotoyu kazandığı, yeni bir ev aldığı, terfi ettiği veya gerçek aşkı bulduğu için mutlu olmaz. İnsanlar sadece vücutlarındaki keyif veren hisler sayesinde mutlu olurlar.
7- Tarih, çok az insanın “yaptığı”, geri kalanların da tarla sürdüğü veya su kovaları taşıdığı bir şeydir.
8- Erkeklerin ve kadınların rollerini, haklarını ve görevlerini biyolojiden ziyade mitler belirlediğinden, “erkeklik” ve “kadınlık” kavramları bir toplumdan öburüne çok ciddi ölçüde değişiklik gösterir.
9- Biz buğdayı evcilleşirmedik, buğday bizi evcilleştirdi.
10- Ortaçağ Avrupası’nda, aristokratlar paralarını aşırı lüks şeylere dikkatsizce harcarken, köylüler her kuruşu sayarak tutumlu yaşarlardı. Bugünse durum tam tersine döndü. Zenginler kendi yatırımlarına ve varlıklarına dikkat ederek yaşarken, daha az varlıklılar borca girerek hiç ihtiyaçları olmayan arabalar ve televizyonlar alıyorlar.
11- Dünya yarın patlayarak yok olsa, evrende hiçbir değişiklik olmazdı; tahmin edebileceğimiz kadarıyla insanların kendilerine dair anlam arayışı ve öznelliklerinin eksikliği de pek hissedilmezdi. Bu yüzden, insanların yaşamlarına atfettiği herhangi bir anlam sadece sanrıdan ibarettir.
12- Bugün tüm insanlar itiraf etmek istemeseler bile; giyim kuşamda, düşüncede, zevkte Avrupalı’dır. Söylemde çok katı Avrupa karşıtı olabilirler ama gezegendeki neredeyse herkes siyaset, tıp, savaş ve ekonomiyi Avrupa’nın gözlerinden görüyor.
13- Tarihin altın kurallarından biri, geriye dönüp bakınca bariz olarak görünen şeyin olay esnasında son derece belirsiz olmasıdır.
14- Para bir eşya değildir, psikolojik bir kurgudur ve fiziksel olanı zihinsel olana çevirerek çalışır.
15- Binlerce yıl boyunca filozoflar, düşünürler ve peygamberler parayı lanetleyerek onu tüm kötülüklerin kökeni olarak gösterdi. Öyle olduğunu kabul etsek bile para aynı zamanda insan hoşgörüsünün doruk noktasıdır. Para dilden, devlet yasalarından, kültürel yasalardan, dini inançlardan ve toplumsal alışkanlıklardan daha açık fikirlidir. Para insanlar tarafından yaratılmış ve neredeyse tüm kültürel farkları aşabilen tek güven sistemidir, ayrıca din, cinsiyet, ırk, yaş ve cinsel yönelim üzerinden ayrımcılık da yapmaz. Para sayesinde birbirini hiç tanımayan ve güvenmeyen insanlar etkin işbirlikleri yapabilirler.
16- Eğer rahipler ve piskoposlar İsa’ya inanmasalardı Hıristiyanlık iki bin yıl boyunca süremezdi. Amerikan demokrasisi, eğer başkanlar ve kongre üyeleri insan haklarına inanmasalardı 250 yıldır süremezdi. Modern ekonomik sistem de, eğer yatırımcıların ve bankerlerin çoğu kapitalizme inanmasaydı kapitalizm bir gün bile süremezdi.

Geçen ayın ortalarında raflarda yerini alan Harari’nin ikinci kitabı “Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi” ise, bize yani insanoğluna geleceği, robotlarla sürdüreceğimiz hayatı, yapay zekayı, yapay bilinci sorgulattırmaya başladı bile. Harari’nin bu çalışması, şimdiden birçok ülkede, gelecekte insanlar arasındaki eşitsizlik derinleşecek mi? az gelişmiş bir tür olarak insan, “süper seçkinlere” karşı kendini nasıl konumlandıracak? zenginler zihinsel ve bedensel olarak süper insanlar haline gelecek mi? sorularının sorulduğu birçok zirve, toplantı ve sempozyum gerçekleştiriliyor. Bir araştırma gelecek 10 yıl içinde robotlara, insan olarak 10 milyon iş kaybedeceğimizden bahsediyor, raporu hazırlayan kurum yabana atılacak gibi değil, her yıl Davos’ta yapılan Dünya Ekonomik Forumu.
Geçmişimizi anlamak, geleceğimizle barışık kalmak için Harari’ye kulak vermek ve kitaplarını okumak bu anlamda çok önemli. Harari’ye bir kez daha kulak verelim “İnsanoğlu yeni tanrılara dönüşüyor. Ancak bunu gerçekleştirirken onların sorumluluğuna da sahip olmamız gerekiyor. Tarih insanın Tanrı’yı icat etmesiyle başladı ve Tanrı’ya dönüşmesiyle son bulacak.”

Harari’nin yaptığı konuşmadan bir gün sonra, telefonum çalıyor, kendisi için tuttuğumuz özel korumanın telefonundan beni arıyor, bizzat teşekkür etmek için. Korumadan öğrenmiş, Türkçe“görüşürüz” diyor, hmmm sizin dilinizdeki gibi çok “ş” kullanıyoruz diyorum, gülüşmelerle telefonu kapatıyoruz.

Yorumlara kapalıdır.