Çok Yakında

Osmanlıspor’da mucizelere imza atan adam… Anadolu’da bir filozof…

Ekim 13th, 2016 | by Mert Ezici
Osmanlıspor’da mucizelere imza atan adam… Anadolu’da bir filozof…
Yazarlar
0

(Mert Ezici’nin Kuzey’in Ekim sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

mert-ezici

2012’nin sonunda, Adana’da bir kebapçının küçük ekran televizyonunda çekti dikkatimi. Hırpani kılıklıydı. Başında Fatih Terim’in olduğu formda Galatasaray’ı kupa dışına iten 1461 Trabzonspor’un hocasıydı. “Ne diyecek” diye merak ettim, kebaba yumulmayı bırakıp kulak verdim. Demeci kılığından enteresandı; “Biz Trabzonlular biraz hırt adamlarız, nezaketi pek bilmeyiz ama iyi yürekli insanlarız.”
mustafa-resit-akcayMustafa Reşit Akçay’ı o günden beri takip ederim. Ancak evvela maziye, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine gidelim. İkinci ligin alt sıralarından devraldığı Tavşanlı Linyitspor’u aynı sezon bir üst lige çıkarmış. Birinci ligdeki ilk sezonunda da bu mütevazı ilçe takımını 3’üncü yaparak Süper Lig’in kapısına kadar getirmiş. Akabinde Tavşanlı ile yollarını karşılıklı anlaşarak ayırmış. O dönem birçok 1’nci lig takımı kendisini istemesine rağmen memleketinin yolunu tutmuş. Aldığı tekliflerin çok altında bir rakama imza atmış bir alt ligdeki 1461 Trabzonspor’a. Ve Tavşanlı’daki hikâyeyi Trabzon’da sil baştan yazmış. Önce bir üst lige çıkarmış, sonra ise birinci ligde 3’üncü yaparak play off hakkı kazanmış. Yukarıda değindiğim fiyakalı Galatasaray zaferi de o sezona ait.
Filmi biraz daha geriye saralım. Pedagojiye ve felsefeye özel merakı olan Eğitim Fakültesi mezunu Akçay’ın kariyer başlangıcına göz atalım. Eğitim sonrası amatör kulüplerde başlamış teknik adamlığa. Bir dönem Trabzonspor altyapısında görev yapmış. Fatih Tekke ve Gökdeniz Karadeniz gibi pek çok yıldız yetişirken, o da çorbaya tuz katmış. Takvim 1996’ya döndüğünde Akçay minik takımlar sorumlusuymuş. Yurtdışında eğitim alma fikri aklına düşmüş. Yaptığı araştırmalar sonucu Ajax’ta karar kılmış. Ancak bu şahsi bir talep olduğundan, Trabzonspor’dan yeterli maddi desteği görememiş. O da arabasını satıp Hollanda’nın yolunu tutmuş. Masraflar artmasın diye Amsterdam’da kalmamış, Utrecht’e bir yakınında konaklamış. Her gün gidiş geliş yaparak Ajax altyapısını ve Van Gaal’in antrenman metodlarını yerinde incelemiş. Bu emeğinin karşılığını da ileriki yıllarda toplamış.
Akçay’ın antrenörlük kariyerine tekrar döneriz. Ancak önce onu farklı kılan özelliklerinden biraz bahsedelim. Tavşanlı’da beraberlikle biten bir maç sonunda kaybedilen puanlardan ziyade alınan puanın değerini  ”Ele gelmiyorsa sevdiğimiz, elimizdekini sevmeliyiz” diyerek vurgulamış. Zaten filozof lakabını da kendisine Tavşanlı taraftarı o dönemde takmış. Bir başka maç sonunda  “Alçakgönüllülük gururdan üstündür. Gülü veren elde gülün kokusu kalır” demeciyle tevazuya değinmiş. Özensiz bulunan giyimini ise “Bu ülkede dış görünüşe gereğinden fazla önem veriliyor. Buna tepki olarak anarşist bir görünümüm var” diyerek açıklamış. Kulüp binasına kütüphane kurdurduğu 1461 Trabzonspor’dan sonra Trabzonspor’un başına geçtiğinde yabancı oyuncular ile daha kaliteli bir iletişim kurmak için iki ay boyunca İncil’e kafa yormuş. Onların manevi dünyalarını anladığında kalplerine daha kolay ulaşacağını varsayarak Mata, Luka, Markos ve Yuhanna’nın tamamını okumuş.
Ama ne fayda! Takımı namağlup Avrupa liginde gruptan çıkarsa da ligin ortasında istifası istendi. O da ikiletmedi. Trabzonspor sonrası çalıştığı takımların birinin bir maçından sonra hedefinizde bir daha Trabzonspor’u çalıştırmak var mı diye sorduklarında da şöyle yanıtladı;
“Hayır. Annem öldükten bir gün sonra bana koro halinde küfreden kişilerle tekrar aynı duyguları yaşamak istemiyorum. Altyapısında gelir hizmet ederim. Ben oraya gömüleceğim. Tabutumun altına girecek adamlarla bir daha ters düşmek istemiyorum.”
Mustafa Reşit Akçay’ın yolu tekrar memleketine düşer mi bilinmez ama o Anadolu’da futbola emek vermeye devam ediyor. Bulancakspor, Gümüşhanespor, Pazarspor, Arsinspor, Ofspor, Beylerbeyi, Tavşanlı Linyitspor, 1461 Trabzon, Trabzonspor, Akhisar’ın ardından şimdilerde Osmanlıspor’da görev yapıyor.
Bize de hırpani kılıklı iyi yürekli bu adama başarılar dilemek düşüyor. Yolun açık olsun filozof.

Yorumlara kapalıdır.