Çok Yakında

KIŞI HASTALIKSIZ VE SAĞLIKLI GEÇİRMEK İÇİN OKUYUN: Solunum yolu enfeksiyonları

Aralık 12th, 2016 | by Dr. Selma Türköz
KIŞI HASTALIKSIZ VE SAĞLIKLI GEÇİRMEK İÇİN OKUYUN: Solunum yolu enfeksiyonları
Sağlık
0

(Dr. Selma Türköz’ün Kuzey’in Aralık sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

dr-selma-turkoz

Soğuk kış günlerinin kapımızı çalması ile birlikte solunum yolu enfeksiyonu en fazla karşılaştığımız hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkar. Özellikle Ekim, Kasım ve Aralık aylarında aile hekimlerinin bekleme salonları, solunum yolu şikayetleri olan hastalarla dolup taşar.

Solunum yolu enfeksiyonları, üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları olarak ikiye ayrılır.

Soğuk algınlığı, grip, larenjit (Ses kutusu iltihabi), farenjit (Boğaz iltihabı), sinüzit, bademcik iltihabi, kulak iltihabi ve difteri (Kuş palazı) üst solunum yollarında sıklıkla görülen enfeksiyonlardır.

Bronşit, zatürre, verem vs. ise alt solunum enfeksiyonudur.

Üst solunum yolları olarak adlandırdığımız, ağız, burun, boğaz, kulak, gırtlak ve sinüslerden oluşur. Ağız-burun kanalı soluduğumuz havayı temizleme ve ısıtma özelliğine sahiptir.

Alt solunum yollarımız ise, hava boruları, bronşlar ve akciğerimizden oluşur.

Solunum yolu enfeksiyonlarına genelde virüsler sebep olur. Bakterilerin etkisi ise solunum yolu enfeksiyonlarında daha az oranda görülür.

Bazı araştırmalara göre yaklaşık 200’den fazla virüs solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabiliyor. Bu enfeksiyonlar dokunma ve nefes yoluyla bulaşır. Hasta birinin öksürmesi, hapşırması veya dokunması hastalığın başkalarına geçmesine neden olabilir. Bu da bulaşıcı hastalıklar kapsamına girer. Virüsler, solunum yollarına yerleştikten sonra mukozada şişlik oluşturur, bu da balgamın ve şikayetlerin oluşmasına neden olur.

Mevsim geçişlerinde, ani hava değişikliklerinde vücut direncimiz düşer ve enfeksiyonlara daha yatkın, açık durumda oluruz. Bilmemiz gereken, bu enfeksiyonlara yalnız soğuk hava neden olmaz. Aniden değişen hava sıcaklıkları bu virüslerin vücudumuzda yayılmalarına neden olur. Soğuk havalardan korunmak için, soğuk havalarda evlerimizi daha sıcak ve kapalı tutarız ve bu durum virüslerin çoğalmasını daha artırır ve daha hızlı bir şekilde yayılmasını sağlar.

Yetişkinlerde yılda 3 ila 4, çocuklarda 6 ila 8 kez geçirilen üst solunum enfeksiyonları bir anlamda doğal ve olağan kabul edilir.

grip

BELİRTİLER

Üst solunum yolu enfeksiyon belirtileri, alt solunum yollarından farklıdır.
Genelde alt solunum enfeksiyonları daha şiddetlidir.
Üst solunum yolu enfeksiyon belirtileri:
– öksürük
– boğaz ağrısı
– burun akıntısı,
– burun tıkanıklığı
– baş ağrısı
– kulak ağrısı
– hapşırmak
– kas ve eklem ağrıları
– üşüme ve titreme
– ateş (genellikle çocuklarda)

Bu şikayetler genellikle virüse maruz kaldıktan 1 ila 3 gün sonra ortaya çıkar. Enfeksiyonun şiddetine göre bu belirtiler 7 ile 10 gün sürebilir.

Soğuk algınlığında (nezle, rinit), hapşırma, öksürük, burun akıntısı ve tıkanıklığı, baş ve boğaz ağrısı sıkça rastlanan şikayetlerdir. Her zaman ateşimizin yükselmesi ortaya çıkmayabilir.

Grip durumunda hastalar herhangi bir uyarı almadan aniden soğuk algınlığı belirtileri ortaya çıkar. Bu şikayetlerin yanısıra yüksek ateş, titreme, kas-eklem ağrıları, halsizlik ve yorgunluk olarak ortaya çıkabilir grip. Gerçek grip durumunda hastalar, genelde yataklarından çıkamayacak kadar ağır geçirirler bu süreci.

Larenjitin en belirgin şikayeti sesimizin kısılması ve ses kaybıdır. Larenjitin yanı sıra farenjit de varsa boğaz ağrısı da ortaya çıkar.

Sinüsitte soğuk algınlığı belirtilerinin yani sıra baş ağrısı, alın ve yanaklarda ağrı ve basınç hissederiz. Işığa karşı duyarlılığımız (fotofobi) artar.

Tonsillit, bademciklerin iltihaplanması, boğaz ağrısı ve yutkunma güçlüğüne yol açar.

Kuş palazı (difteri) çocuklarda genellikle geceleri ortaya çıkar. En belirgin şikayet “stridor” adını verdiğiniz gıcırtılı bir solunum sesinin ortaya çıkmasıdır.

Alt solunum yolu enfeksiyon farklı hastalıklardan oluşur. Bu nedenle de belirtileri hastalığa göre değişir:
– soğuk algınlığından sonra uzun süren balgamlı öksürük (bazen kanlı da olabilir)
– ateş
– nefes darlığı
– göğüste ağrı
– yorgunluk
– boğaz ağrısı
– baş ağrısı
– hızlı ve yüzeysel nefes alma

Alt solunum hastalıkları, akut bronşit, kronik bronşit, çocuklarda bronşiolit, KOAH, zatürre (akciğer iltihabı), bronşektazi ve tüberkülozdan oluşur.

Alt solunum hastalıklarında en çok akut bronşit enfeksiyonu olarak ortaya çıkar. Akut bronşit büyük hava yollarının iltihaplanmasıdır. Çocuklarda enfeksiyon daha çok küçük hava yollarında görüldüğü için akut bronşiolit olarak adlandırılır.

Akut bronşit basit bir nezle, larenjit veya farenjitin bronşlara inmesiyle ortaya çıkar. Bu enfeksiyonların yüzde 90’ına virüsler neden olur.

Bir diğer alt solunum hastalığı, akciğer iltihaplanması olan zatürredir. Bakteriler başta olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak meydana çıkar. Tedavi edilmediği takdirde ölüme neden olabilir. Özellikle bebekler, çocuklar, yaşlılar, kronik hastalıkları olanlar risk grubunu oluşturur.

Tüberküloz yani verem de tekrar çok sıklıkla görülen hastalıklardan biri durumuna geldi. Verem mikrobuyla oluşur ve bulaşıcı bir hastalıktır.

Bronşektazi, nefes borusundan akciğerlere havayı ileten bronşların genişlemesi durumudur. Genellikle akciğer enfeksiyonları bu duruma yol açar.

TEDAVİLER

grip portakal suyu

Solunum yolu enfeksiyon tedavisi olarak birçok insanın aklına hemen antibiyotik gelir. Ancak, bu çok yanlış bir düşüncedir. Solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bir oranına virüsler neden olduğu için antibiyotiklerin etkisi oldukça sınırlıdır. Antibiyotikler, yalnız bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir ve çok az bir oranda solunum yolu iltihaplarına bakteriler neden olur.

Üst ve alt solunum enfeksiyon tedavileri çok farklıdır.

Genellikle üst solunum enfeksiyonu tedavisiz 1 ila 2 haftada kendiliğinden iyileşir. Tedavi, şikayetleri rahatlatma amacıyla uygulanır. Ağrıkesiciler, öksürük şurupları ve burun sprayleri en çok başvurulan yöntemlerdir.

Sigara enfeksiyonun iyileşme sürecini uzatır.

Üst solunum enfeksiyonu çok bulaşıcıdır. Bunu önlemenin en temel yolu temizlik ve hijyenik bir ortamın oluşturulmasıdır. Öksürük, hapşırmalarımızda ve burun akıntısında kağıt mendil kullanılması ve ellerin sık sık yıkanması gerekmektedir.

3 hafta sonra öksürüğün devam etmesi durumunda, ateş, nefes darlığı ve göğüs kafesinde ağrı hissedilmesi durumunda ise mutlaka bir doktora başvurulması önemlidir.

Alt solunum enfeksiyonu akut bronşit genellikle 2 hafta sürer. Bu sürede çok sıvı tüketmek gerekir. Şikayetlerin 2 haftadan daha fazla devam etmesi halinde yine mutlaka bir doktora başvurulması zorunludur. Doktorlar genellikle solunum yollarını açmak için veya balgamları sökmek için ilaç tedavisi uygularlar.

Akciğer iltihabı şüphesinde vakit kaybetmeksizin bir doktora başvurulmalıdır. Viral akciğer iltihabının tedavisi genellikle evde yapılabilir ve bu tedavi ateş, öksürük ve burun tıkanıklığı gibi şikayetlere yönelik tedavilerdir. Bakteriyel zatürrede antibiyotik tedavisi uygulanır.

Ağır akciğer iltihabında tedavi hastanede serum yoluyla antibiyotik tedavisi yapılır. Bazen oksijen tedavisi de gerekebilir.

Solunum yolu enfeksiyonunda doğal çözümler daha etkilidir. Bu doğal çözümler basit ve sağlık açısından daha yararlıdır.

Doğal tedaviler:
– dinlenmek
– bol sıvı tüketimi
– boğaz ağrısı için tuzlu su ile gargara yapmak
– burun tıkanıklığı için buharlı çorba içmek
– zencefil ve bal
– sıcak suya okaliptüs yaprakları koyarak buharını nefes almak
– ılık su ile limonu karıştırıp içmek

Ayrıca, C vitamini solunum yolu enfeksiyonları için çok iyi bir çözümdür.

Solunum yolları enfeksiyonun en önemli korunma yöntemi ise, soğuk havalarda sıkı giyinip, insanların yoğunlukta bulundukları ve kapalı ortamlardan uzak durarak, doğa yürüyüşlerine çıkmaktır.

Önümüzdeki kış aylarını hastalıksız ve iyi geçirmek için her hastalıkta olduğu gibi sağlıklı beslenme ve düzenli uyku kaçınılmazımız olsun…

Yorumlara kapalıdır.