Çok Yakında

Kadınlar şiir yazar mı?

Mayıs 16th, 2017 | by Nerkiz Şahin
Kadınlar şiir yazar mı?
Yazarlar
0

(Nerkiz Şahin’in Kuzey’in Mayıs sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Hatta, hem yazıp hem okur mu?
Bütün dünyada her sorun kalktı da bir bu sorunun yanıtı mı kaldı diyeceksiniz siz belki. Ama günlük hayatta neyle karşılaşıyorsak onu insan yazıyor çiziyor haliyle. Ben de nedense kendimi hep bu tarz sorularla karşı karşıya buluyorum. Belki de o yazanlar, çizenler dünyasında da bulunduğum içindir böyle soruların sorulması. Yoksa durduk yere niye böyle bir konu masaya yatırılsın değil mi?

Birkaç hafta önce şiir söyleşimiz olacaktı. Heyecanla saatlerin koşarak bizden ayrıldığını izliyordum. Aynı zamanda sanki donmuştu yelkovanımız. Saatime baktığımda her dakikanın ne kadar zor ilerlediğini görüyordum. Arabayla yola çıktığımda hislerimce bütün araçlar sanki beni söyleşi anımızdan uzak tutmak için anlaşmıştı. Gözümde o gün kimse trafikte iyi değildi ben hariç. “Bilmiyorlar mıydı geç kalmamam gerektiğini” diyordum sürekli içimde. Hatta ara sıra sesli olarak da kendi kendime konuştuğum oluyordu, itiraf edeyim. Nihayet ulaşmıştım gideceğim adrese. Geldiğimde söyleşimize iki saat vardı. Boşuna acele etmiştim biliyorum. Ama heyecan işte durdurmuyor.

Ses mikrofon ayarı, fon müziği seçimi, şiirlerin sıralaması derken saatlerin yine nasıl geçtiğini unutmuştum. Şiirlerimin çoktan seçilmiş olmasına rağmen tekrar tekrar hepsini elemeden geçirmiştim. Son kararım ilk kararımla yine aynıydı, ama olsun. Şiirler ve sıralaması değişmeyecekti, sadece biraz sakinleşmem için gerekliydi.

Dinleyicilerimizin gelmesine anlar kalmıştı böylece. Kapıların açıldığında ilk giren çift yerlerini aldıktan ve hoş geldin merasimi geçtikten sonra, beyefendi bir sorusunun olduğunu söyledi. Haliyle “buyurun sorun” dedim tabi. “Kadınlar şiir yazar mı?” dedi. Hatta “hem yazar, hem okur mu?” dedi. Bir an söyleyecek kelime bulamadım. Şiir dinletisi duyurusunda yazıyordu isimleriniz. Fotoğraflarımız da vardı afişler üzerinde. Yoksa soy ismim yanıltmış olabilirdi. Ara sıra böyle durumlarla karşılaşıyordum çünkü. ‘Beyefendi’ başlıklı birçok postadan aldığım zarflar vardı geçmişte. Gelecekte de değişmeyecekti biliyordum. Neyse gelelim günün sorusuna. Kadınlar şiir yazar mı?

“Bugün, biz yazdığımız şiirleri okuyacağız, umarım biliyorsunuz ve hayal kırıklığına uğramazsınız” dedim artık başka söyleyecek söz bulamayınca. Sırf o yüzden geldiğini ifade etti cevaben. “Kadınlardaki cürette bak ya…” demiş. Onun gözünde kadınlar bir kenarda oturmalı ve erkeklerin kadınlara yazdığı şiirleri dinlemeliymiş. Birkaç hafta önce bu dinletinin duyurusunu görmüş ve organizeyi yapan kişiye de sormuş. Ne cesaret ama, kadınlara şiir okutmak. “Hangi ruh sağlığınla karar verdin böyle bir şeye?” demiş. Gecenin sonunda “fikrinizi öğrenmek isterim” dedim tabi kendimi tutamayıp.” Belki tarzımı beğenmezsiniz, hangi şairi sevdiğinizi de bilmiyorum. Ama sonuçta duyguları yazıyorum” diyerek devam ettim. “Duyguların evrensel olduğunu düşünürsek ve duyguların cinsiyetinin de olmadığını dikkate alırsak, kadınların yazmalarında bir sakınca görmüyorum” dedim.

“Bakalım ve görelim” dedi. Zaten tavan olan heyecanım artık başını alıp gitmiş durumdaydı. Şimdi sıra kadın yazarları temsil etmekteydi. Nedense hep bir savunmaya itiliyorduk. Ya da bana öyle geliyordu diyeceğim ama öyle. Aşçılar erkektir, kadınlar oturup bir kenarda yiyip övgü yağdırmalı. Modacılar erkektir, kadınlar giyinip övgü yağdırmalı. Usta kuaförler erkektir… Nedense her işin ustası erkektir algısını 2017 yılında bile kıramadığımızı fark ettim. Yazarlar ve şairler için de geçerliydi. Sanat dünyasında zaten hepten öyleydi, söylememe bile gerek yok aslında.

Gecenin sonunda günün önemli konusuna geri dönüş yaptık tabi ki. Kadınlar şiir yazar mı? Beyefendiye göre şiirler iyiydi. Evet, yazıyormuş kadınlar ve okuyabiliyormuş. Hatta kısa bir ara verdiğimizde sevdiği iki şiiri benden dinlemek istediğini söylemişti. Netice “kadınlar yazabilir, hatta okuyabilir, beğendim” dedi. Güzel bir gece için teşekkür etti. Son olarak, “yine de gönül ister ki, kadınlar bir kenarda otursun onlara yazılan şiirleri dinlesin” dedi. Bir taraftan söylediği sözlerle önyargıyı kırmış gibi görünmekteydim, ama son cümlesi bazı kurulmuş düzenlere karşı savaşımızın hala canlı olduğunu fark ettim.

Halbuki ben savaşlara karşıydım!!!

Yorumlara kapalıdır.