Çok Yakında

İstanbul… Since 1453… Fethin 564’üncü yılı kutlu olsun

Mayıs 29th, 2017 | by Kuzey
İstanbul… Since 1453… Fethin 564’üncü yılı kutlu olsun
Türkiye
0

(Bahadır Güler’in Kuzey’in Mayıs sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Deǧerli Kuzey okuyucuları,

Bu aykı yazımızda Türk Milleti’nin tarih sahnesine ҫıkarmıṣ olduǧu en uzun soluklu devletlerinden birisi olan Osmanlı Devleti’nin en önemli padiṣahlarından birisi olan Fatih Sultan Mehmet’in Fatif ünvanını almıṣ olduǧu ve dünya tarihinin en önemli olaylarından birisi olan İstanbul’un Fethi’ni iṣlemeye ҫalıṣacaǧiz.

Bu yıl Mayıs ayının 29’u İstanbul’un Fethi’nin 564’üncü yılı.

Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul (Bizans)‚ Fatih Sultan Mehmet tarafından 53 gün süren bir kuşatmadan sonra 29 Mayıs 1453’te fethedilmiştir.

Tarihin çeşitli dönemlerinde birçok devlet tarafından 28 defa kuşatmalara karşı koyan İstanbul’un aşılması güç olan ünlü surları‚ 29 Mayıs 1453 tarihinde aşılmış ve İstanbul (Bizans) fethedilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet)‚ Sultan II. Murat’ın oğlu olarak 1431 yılında Edirne’de dünyaya gelmiṣtir. Edirne‚ İstanbul’un fethinden 91 yıl önce fethedildiğinden (1362) dolayı‚ İstanbul’un fethine kadar Osmanlı Devleti’nin başkentiydi. Babasının inzivaya çekilmesi sebebiyle tahtını oğluna bırakması üzerine II. Mehmet‚ birinci defa 13 yaşında padişah olmuştur. Osmanlı tahtına 13 yaşında bir çocuğun geçmesini fırsat bilen dönemin önemli Batılı devletleri ordularını toplayıp Osmanlı’nın üzerine yürüyerek bu fırsatı değerlendirmek isterler.

Bu durumdan haberdar olan Padişah Sultan II. Mehmet‚ o ünlü mektubunu babasına yazarak babasına hitaben tarihe geҫen ṣu sözleri söyler:
“Baba‚ padişah sen isen‚ ordunun başına geç! Yok eğer padişah ben isem‚ emrediyorum ordunun başına geç!”

Babası Sultan II. Murat, Manisa’dan başkent Edirne’ye gelerek tekrar tahta geçer ve Batılı devletlerin (Hırvat, Leh, Macar, Çek ve bütün Balkan prenslikleri) hazırlamıṣ olduǧu çok güҫlü bir orduyu Kosova’da (1448) bozguna uğratır.

1451 yılında Sultan II. Murat’ın ölümü üzerine 19 yaşında olan oğlu II. Mehmet, ikinci defa tekrar tahta çıkar.

Tahta oturduğu günden itibaren Bizans’ı fethetmek düşüncesi Sultan 2. Mehmet’in kafasını meşgul eder. Hatta bu düşünce; “Ya ben Bizans´ı alırım ya da Bizans beni alır” diyecek kadar sabit fikir haline gelir.

Bu düşüncesini uygulamaya koymak için hazırlıklara girişti. Bunun için Edirne’de ṢAHI adı verilen ve çizimlerini bizzat kendisinin yapmış olduğu beş büyük top döktürdü. Her bir topu 60 manda çekebiliyordu. Bunun yanında 350 adet irili ufaklı gemi yaptırarak güçlü bir donanma meydana getirdi.

Bizans’ın Karadeniz yoluyla Rusya’dan yardım almasını önlemek için‚ İstanbul Boğazı’nda‚ Yıldırım Beyazıt’ın 1392 yılında yaptırdığı Anadolu Hisarı’nın tam karşısındaki kıyıya Rumeli Hisarı’nı, dört ay gibi kısa bir zamanda yaptırdı.

Bu hazırlıklar yaklaşık 2 yıl sürdü. Hazırlıklar tamamlanınca da 1453 yılının 6 Nisan günü‚ 150 bin kişilik bir orduyla Edirne’den gelerek, İstanbul’u kuşattı. Sultan Mehmet ordusunu‚ İstanbul’un kara surları önünde savaş düzenine sokar. Ordugahını da Bizans İmparatoru’nun, kuşatma süresince savaşı seyir ve idare ettiği Tekfur Sarayı’nın tam karşısında şimdiki Topkapı-Maltepe mevkisinde kurar.

Bizans İmparatoru’na elçi göndererek şehri teslim etmesini ister. Bunu isterken de Bizans İmparatoru’na‚ “Yapabileceklerim‚ senin hayallerinin çok ötesindedir” diyerek kararlılığını dile getirir.

Tabi beklendiği gibi ve de haklı olarak İstanbul Surları’nın aşılmazlığına güvenen Bizans İmparatoru bu talebi reddeder ve savaş başlar. Savaş günlerce sürer.

21 Nisan 1453 günü Sultan Mehmet 72 parçalık bir donanmayı‚ Tophane’den karadan yağlı kızaklar üzerinde çektirerek‚ Tophane-Taksim’in kuzey tarafı-Kasımpaşa güzergahından geçirerek Haliç’e indirir. Bu durum düşman tarafında şaşkınlık ve moral bozukluğuyla karşılanır.

Günlerce süren yıpratıcı hücumlardan sonra ve kuşatmanın 53’üncü gününde‚ bugünkü Topkapı ile Vatan Caddesi arasında bulunan Kale Kapısı denilen bölüm de bulunan surlarda açılan gediklerden Türk orduları şehre girerler. İstanbul’un fethi ile birlikte Bizans İmparatorluğu da tarih sahnesinden çekilir.

M.S. 330 yılında Roma İmparatoru Constantin’in (Konstantin), sarayını Bizans şehrine getirmesi ve burayı başkent yapmasıyla birlikte, bundan sonra kendi adıyla Constantinopolis (Konstantin’in Şehri) olarak anılır. 395 yılında Roma İmparatorluğu’nun, doğu ve batı olmak üzere ikiye bölünmesi üzerine de İstanbul‚ Doğu Roma İmparatorluğu´nun başkenti olmuştur. M.S. 475 yılında Batı Roma İmparatorluğu’nun çökmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu (daha sonraları Bizans İmparatorluğu)‚ fethe kadar yaklaşık bin yıl kadar bir süre daha hüküm sürecektir.

İstanbul’un Fethi’nin, dünya tarihinde birçok etkileri olmuştur :
◾Fetihle birlikte Bizans İmparatorluğu tarihe karışmıştır.
◾Bizans´ın fethiyle‚ orta çağ kapanıp‚ yeni çağ başlamıştır.
◾Bundan böyle Sultan Mehmet‚ Fatih Sultan Mehmet olarak anılacaktır.
◾Osmanlı Devleti‚ İmparatorluk olma yolunda önemli bir adım atmıştır.
◾Geçmişte Bizans İmparatorluğu´nun egemen olduğu yerlerde ve çok daha fazlasında‚ 30 Ekim 1918 yılında yıkılışına kadar geçen 600 küsür yıl gibi uzun bir süre, Osmanlı İmparatorluğu egemen olacaktır.

İstanbul´un Fethi´nin 564. yılı tüm Ulusumuz´a kutlu olsun.

Yorumlara kapalıdır.