Çok Yakında

İnsan önce kendin bilmeli

Mart 13th, 2017 | by Fikret Aydemir
İnsan önce kendin bilmeli
Yazarlar
0

(Fikret Aydemir’in Kuzey’in Mart sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

GÖÇ ve İltica Bakanı Theo Francken’in hazırladığı, “terörle mücadele kapsamında ulusal güvenliği tehdit eden ve kamu düzenini bozan yabancı kökenli kişilerin sınırdışı edilmesi” yasası muhalefet partilerinin itirazlarına rağmen Federal Meclis’te oylanarak kabul edildi.
Kabul edilen yeni yasaya göre, ulusal güvenliği tehdit ettiği veya kamu düzenini bozduğu bildirilen yabancı kökenliler, Belçika’da doğmuş veya 12 yaşından önce Belçika’ya gelmiş olanlar dahil, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın, sadece güvenlik birimlerinin hazırlayacağı dosya ile sınır dışı edilebilecek artık.
Yeni yasaya iktidar partisi milliyetçi Flaman Birliği Partisi N-VA, Liberal Partiler MR ve Open VLD, Flaman Hıristiyan Demokrat Partileri CD&V ile muhalefette bulunan Frankofon Hıristiyan Demokrat Parti cdH “kabul oyu” verdi. Muhalefette bulunan Sosyal Demokrat Partiler PS ve SP.A ile Yeşiller (ECOLO ve Groen) oylamada “ret oyu” kullandı.
Federal Meclis Genel Kurulu’nda “hayır” oyu veren demokratlar, yasa kamisyon aşamasındayken “çekimser” oy kullandılar.
Federal Meclis’te seçilmiş 6 Türk kökenli politikacı görev yapıyor.
Bölge parlamentolarında da vekillerimiz mevcut.
Tamam, hepinizin bir partisi var.
Tamam, hepinizin partisinin aldığı bir tavır var.
Tamam, hepinizin düşünceleri farklı olabilir.

Ancak, asgari müştereklerde buluşup tavrınızı açıklamanızın imkanı yok mu?
Bir ortak toplantıyla yeni yasaya ilişkin düşüncülerinizi paylaşmak çok mu zor?
Yasaya ilişkin düşüncelerini açıklarken, bir zahmet Suriyeli mültecilerle ilgili düşüncelerinizi de ortaya koyun ki “yol gösterici olduğunuz” belli olsun.
Çünkü özellikle yurt dışında yaşayan bazıları, savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan Suriyeliler hakkında sosyal paylaşım sitelerinde inanılmaz şeyler yazıyorlar: “Gelip, ülkemizi mahvettiler”, “Mülteciler yüzünden ülkemizde güvenlik kalmadı”, “Suriyeliler yüzünden işsizlik patladı”, “Suriyeliler geldi işimizi elimizden aldı”, “Çocuklarımız, kızlarımız sokakta güvenli gezemiyorlar”… türünden paylaşımlarla her yerde karşılaşıyoruz.
“Suriyeliler” yerine “Türkler” kelimesini kullanan Avrupalı siyasetçilere her yerde “ırkçı” denir. Avrupalı Türkler olarak bu “ırkçılar”dan nefret ederiz. Ama biz de aynı söylemleri “Suriyeliler” olarak değiştirip kullanıyoruz.
“Türk” kelimesi olunca ırkçı oluyor da, “Suriyeli” olunca ırkçı olmuyor mu?

Lakin, insan önce kendin bilmeli!

– – –

Yaşar abi…

Hani her mahallenin, her köyün bir “güzel abi”si vardır ya… Bütün mahalle o güzel abiye öykünür.
Bizim köyün de o güzel abisi Yaşar Durmaz idi.

Memleketim Posof’un Sarıdarı köyünden ilk üniversiteye giden insan olarak sonradan gelen herkes sana öykündü, seni örnek aldı, sana akıl danıştı. Benim hayatımda da hep bir mihenk taşı oldun; eğitimimde, yetişmemde, büyümemde…
Kimya mühendisiydin ama yıllarca öğretmenlik yaptın İnegöl Lisesi’nde. İyi bir kimya öğretmenliğin yanı sıra çok iyi bir matematikçiydin. Matematikte zorlanan öğretmenler bile senden yardım istedi. 1985 yılında Türkiye’de “yılın öğretmeni” seçildin.
Gururlandık hep beraber… Sadece senden sonra gelenlerin değil, büyüklerinin de “Yaşar hoca”sı oldun her daim.
Hiç kimseyi kırmadın, herkesin yardımına koştun bir kez bile “of” demeden. Kimimizi okuttun, kimine iş kimine eş buldun. Uzakta olan herkesi ev, kimini yuva sahibi yaptın sayısını kendin bile unuttuğun.
Şimdi sen gittin ya… köyümüz güzel abisini, akıl hocasını, bilge insanını kaybetti… Senin ardından “dili geçmiş zaman”lı cümleler kuracağımı hiç düşünmemiştim Yaşar abi.
Tam da ben bu satırları yazarken, sen sonsuzluğa gittin tam 67 yaşında Yaşar abi… “Cüce Şubat” demişler ayların en kısasına.
İki yıl önce güneşli bir Şubat (2) gününde babam gitti. Bir yıl önce sonradan babamı gönderdik yine bir güneşli Şubat (20) gününde.
Bu Şubat’ta da güneşli bir günde (12) Yaşar abimizi… İki yıl önce yine Şubat’ın son günü (28) aramızdan ayrılan adaşın Yaşar Kemal’in dediği gibi:
“O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler…”
Nurlar içerisinde yat, Yaşar abi…

Yorumlara kapalıdır.