Çok Yakında

Gelin gari İzmir’e…

Şubat 27th, 2017 | by Kuzey
Gelin gari İzmir’e…
Dünya
0

(Adnan Sökmen’in Kuzey için kaleme aldığı yazısıdır…)

Hep merak etmişimdir…
Siz oralarda ne yapar, ne edersiniz diye!..
Şimdi “Nasıl yani?” diye soracaksınız…
Sorun…
Sorun ki, ben de söyleyeyim…
Ya da boşverin sormayın…
Çünkü sorsanız da, sormanız da ben yine de söyleyeceğim…
Merakım şu…
Ya arkadaşlar, siz nasıl yaşıyorsunuz o soğuk memleketlerde?..
Ne diye göçüp gittiniz taaa oralara…
Yok hani…
Madem illa bir yerlere gidecektiniz, daha sıcak yerler var, oralara gitseydiniz ya!..
Mesela Irak var, Suriye var…
Hatta biraz daha aşağıya doğru uzanırsanız aslanların, fillerin olduğu Serengeti yaylaları var…
Ha şimdi diyeceksiniz ki…
“Ne yapıyorsun arkadaş!.. Oralarda savaş var, hır var, gür var…”
Eyvallah…
Haklısınız tabii…
“Kuzey ışıkları”nın altında yaşamak varken, cehennem ateşinin göbeğinde ne işiniz olacak!..
Peki o zaman başka bir teklif yapayım size…
Atlayın gelin İzmir’e…

Hem kemikleriniz ısınır hem de mis gibi memleket havası koklarsınız…
Hiç mi özlemiyorsunuz ya!..
Şu üç beş günlük dünyada ömrünüzü yaban ellerde geçiriyorsunuz!..
Hadi gelin, gelin…
Size Kordon’da şöyleeee mükellef bir masa kurayım…
Attırayım ızgaraya Çipuraları, Levrekleri…
Öyle buzhane falan da değil ha!..
Canlı canlı, Karaburun balığı hepsi de…
Valla kafasını, kılçığını bile sıyırırsınız yemin olsun…
Durun daha bitmedi!..
Otlarımız var mesela…
Cibez, radika, deniz börülcesi…
Ortaya da şöyle bol limonlu roka salatası…
Eee, bu masaya da bir Yeşil Efe ister gari…
Ya da tercihe göre Yeni Rakı, Tekirdağ, Klüp de olur…
Haa, “Ben kola alayım” diyeniniz çıkarsa, misafir başımızın tacı…
Canınınız ne istiyorsa onu içersiniz…
Ammaaaa…

Yemeğin ilerleyen saatlerinde zeybek oynamak farz…
Bu konuda peşin peşin anlaşalım da!..
Sonra yok “Ben bilmem”, yok “Horon olsa teperdim” muhabbeti olmasın…
Yani sevgili Danimarkalı ya da Kuzey’in hangi tarafında bulunuyorsanız, oralı arkadaşlar…
Vazgeçin artık şu gurbetteki monoton ve soğuk yaşantınızdan…
Atlayıp geliverin gari buralara…
Hele bi “Geliyoz” deyin, yeminle daha nirelere götüvecem sizi…
Mesela…
Seferihisar’da mandalina toplarız…
Teleferik’te mangal yaparız…
Karşıyaka’da fayton turu atarız…
Bozdağ’da guzu bile çeviririz yahu…

E, hadi bekliyorum…

Yorumlara kapalıdır.