Çok Yakında

G.Saray ev sahibi ama ben F.Bahçe yenilmez diyorum

Ekim 22nd, 2017 | by Emre Ergül
G.Saray ev sahibi ama ben F.Bahçe yenilmez diyorum
Spor
0

EMRE ERGÜL SORDU, TÜRKİYE’NİN ÖNDE GELEN SPOR YORUMCUSU SERDAR ALİ ÇELİKLER CEVAPLADI…

Serdar Bey, Ekim sayımıza hoşgeldiniz. İnşallah bu ve bundan sonraki sayılarımız sadece futbolu ve sporu konuşacağımız sayılar olur. Öncelikle ben sizin de parçası olduğunuz Kırmızı Çizgi ile başlamak istiyorum. Programınız 1 yılda fenomen oldu, Danimarka ve Belçikadan da takipçilerinizin olduğunu biliyoruz. Bu TV yolculuğu nasıl başladı, önce onu anlatır mısınız?

Öncelikle teşekkür ederim Kırmızı Çizgi ile ilgili söylediklerinizden ötürü. Kırmızı Çizgi tamamen Fuat Akdağ (NTV Spor Genel Yayın Yönetmeni) projesi. Bir gün aradılar; ben, Mehmet Ayan ve Gökmen Özdenak’tan oluşan bir ekiple program başlatacaklarını söylediler. 2 program yaptık sonra Gökmen Abi anlaşamayıp ayrılınca biz devam ettik. Herhalde samimiyetimiz etkiledi insanları. Güzel gidiyor. Sağ olsun izleyicilerimiz sevdi ve sahip çıktı programımıza. İnşallah onlara layık olmaya devam edebiliriz.

İyi hikaye… Peki TVde de yorumladığınız konulara geçelim… G.Saray-F.Bahçe derbisi ile başlayalım… Kocaman, Yeni Malatya maçı sonrası “Kalite görülecek” dedi. Ne dersiniz?

Ne güzel demiş Aykut Kocaman, evet kalite görülecek. Bekleyeceğiz ve göreceğiz kalitenin kimde olduğuna ve yansımasına. Ben Kocaman’ı bu sene ilk defa bu kadar iddialı görüyorum. Bu da açıkçası ilgimi çekiyor. Derbi her zamanki gibi zor ve mücadele dozu yüksek, kalite dozu düşük bir oyuna gebe. G.Saray daha iyi oynuyor gözüken takım ve ev sahibi ama ben F.Bahçe yenilmez diyorum.

G.Saray’ın çok ciddi rakiplerle bugüne kadar karşılaşmadığı eleştirilerine ve F.Bahçe zorlu maçlar trafiğini atlatıp düzlüğe çıkacağı yorumlarına ne dersiniz?

F.Bahçe misal Akhisar maçında berbattı bu bir. İkincisi ise yıllardır Fener zaten derbilerde hep iyidir. Genele bakarsanız neredeyse son 7-8 yılda F.Bahçe derbilerde genelde üstündür ama şampiyonlukları diğer maçlarda özellikle deplasman kayıpları ile kaçırır. Dolayısıyla bu önerme doğru bile olsa F.Bahçe açısından zorluk asıl derbi olmayan maçlar desek yanılmayız. G.Saray ise Konya, Bursa ve Antalya deplasmanlarında ‘sert’ maçlarda oynadı. F.Bahçe, Başakşehir ve Beşiktaş üçlemesinden 7 puan çıkarırlarsa önleri iyice açılır. Ama kimse sınanmadığı imtihandan sınıfı geçemez misali G.Saray’ı şimdi bu tür maçlarda göreceğiz. Şu ana kadar G.Saray iyi gidiyor evet ama devam edebilecekler mi göreceğiz.

Konu dünyanın en büyük derbilerinden biriyken, oradan devam… Peki futbol derbisinden kısa süre sonra oynanacak basketbol derbisi için görüşleriniz ne olacak? Sanırım Abdi İpekçi’de Sinan Güler’in işi zor olacak..

F.Bahçe, G.Saray’a göre çok üstün basketbolda. Basketbolda F.Bahçe, G.Saray’ın değil Türkiye’de yalnızca Anadolu Efes’e karşı zorlanır. G.Saray baskette çok şey beklememeli. Sinan Güler konusu açısından zor olacağını sanmıyorum. Sinan kaptanı olduğu G.Saray’da elinden geleni yaptı. Şube küçültmeye gidip bütçe düşünce o da başka bir takımı tercih etti. Saygısızlık yok, geçmişi reddetmek yok. Sorun olmaması lazım.

İşin spor cephesinden çıkalım ve sizin de çok sevdiğiniz futbol ekonomisine geçelim. Size göre bu derbi bir dünya derbisi… Bir keresinde “Celtic-Glasgow maçının da mali bir karşılığı yok ama bir dersidir. GS-FB maçları da dünya derbisidir” demiştiniz. Dünya derbilerini düşünürseniz bizim derbinin mali, finansal değeri nedir sizce?

Açıkçası bilmiyorum. Bu konuda hiç araştırma yapmadım. Ve evet G.Saray-F.Bahçe derbisi bir dünya derbisidir.

BEŞİKTAŞ, ŞENOL HOCA’NIN ELİNDEN KAYIYOR SANKİ

Eveevet, geçelim Kartala… Avrupada uçuyor, Türkiye’de baş aşağıya gidiyor… Sizce nedeni nedir?

Başaşağı gitmiyor ama pek de iyi değil Beşiktaş Türkiye’de. Beşiktaş’ı yakından takip eden yazar ve muhabirler bu yıl Beşiktaş’ın sezon başı kampını iyi geçirmediğini söylediler her fırsatta. Yani iyi çalışmadığını söylediler. Bir de ne derlerse desinler bir doygunluk var. Olması gerekenden fazla özgüven de görülüyor. Elbette G.Saray’ın beklenmedik iyi gidişi ve puan farkının açılması daha çok tartışma ortamı yarattı. Beşiktaş toparlanabilir ama sanki Şenol Hoca’nın elinden kayıyor gibi takım. Bir takım kopukluklar var gibi gözüküyor. Şampiyonlar Ligi yolculuğu devam ederse takım fiziken yorulur belki ama Şampiyonlar Ligi önemli bir tutkal. O tutkal giderse takım dağılabilir gibi görüntü var. Umarım Şenol Hoca dizginleri yeniden ele tam anlamıyla alır.

Gelelim bal yapmayan arıya… Negredo’ya… 35 gol atarım derken, idmanda atıp atmadığı tartışma konusu oldu… Beşiktaş’ın aradığı isim o değil mi? Gözler Abubakar’ı arar mı…

Şimdi Türkiye’ye transfer olan her futbolcu ve teknik adam; hadi her demeyeyim de çoğu diyeyim, bu ülke futbolunu küçümsüyor. “Ohooo, ben Premier Lig’de küme düşen takımda 21 gol attıysam Türkiye’de 35’i havada atarım” diye düşünüyor. Çok kısa bir süre sonra gerçeğin tam tersi olduğunu görüyorlar. Hep söylerim Türkiye ligi Avrupa’nın en zor liglerinden biri. Bir kere coğrafi şartları zor. Oyun kalitesi çok alt seviyede ama mücadeleci ve sert bir lig. Burası ‘top geçer adam geçmez’lerin ligi. Tekme atarlar, çekerler, nefeslerini hep ensende hissedersin savunmacıların. Dolayısıyla Türkiye’de santraforsan önce ayakta kalmayı becereceksin, sertlik karşısında yılmayacaksın. O yüzden ben hep İspanyol hücumculara soru işareti olarak bakarım. İspanya gibi süper teknik, oyun kalitesi üst düzeyde pas oyunu oynanan, neredeyse havadan top yapılmayan, herkesin futbolu oynamaya çalıştığı maç başına ortalama 12-13 faul yapılan bir ligden ‘vur-kır-parçala’ denilen, maç başı 32 faul ortalamalı lige gelirsen, 15 golü öp başına koy derler adama. Burada hata Negredo’dan ziyade adamı sosyal medya malzemesi yapan Beşiktaş medya biriminde. Saklarsın o kağıt parçasını atarsa “Bak bunu söylemişti şu tarihte” dersin. O yüzden Negredo’dan de Soldado’dan da kalite olarak emin olsam da İspanyol oldukları için ümitvar değilim.

‘KAŞAR’ YERLİLER ERSUN’U YEDİLER

Trabzon çok tartışılıyor. Bir hafta Beşiktaş’a kök söktürüyorlar, bir hafta sonra dağıldılar. Yeni takım kurma sancıları mı bunlar? Tünelin ucunda ışık görüyor musunuz? Ersun Yanal’la da yollar ayrıldı…

Yanal bu sezona iyi başlamadı. Yanal takımları hiçbir şey yapmasa çok koşarlardı. Bence Ersun Yanal başarısız bir dönem geçirdi. İkincisi ise Trabzon’daki gazeteci dostlarımız sürekli takım içindeki çeteleşmeden bahsediyorlar. Bazı yabancı oyuncular ile bir takım ‘kaşar’ yerli oyuncuların “Ersun’u yedikleri”ni iddia ediyorlar. Ciddi iddialar bunlar. Doğruysa vahim. Bence Yanal’dan sonra oklar Usta yönetimini gösterecektir. Trabzon’da önce sakinliğe ihtiyaç var bence şu an.

Konyaspor seyircisi için ne dersiniz? Biliyorsunuz Danimarka’da bu sorunun yanıtını bekleyen çok Konyalı var. Muhteşem stat, muhteşem seyirci derken cezalar başladı. Başkan “Rakip taraftar gelmesin” diye uyardı, bir G.Saraylı çocuğun dayak görüntüleri çıktı… Sayın Ahmet Çakar da Konya seyircisine bir şeyler oldu, iyiye gidiş değil dedi kısa süre önce…

Ben milli maçlardaki Konya seyircisi tarafında olduğum için bu konuda taraflıyım. Evet G.Saray taraftarı çocuğun başına gelen gerçekten utanç verici ama diğer Konyalı taraftar grupları hemen olayı kınadı ve o taraftarı Salzburg maçına davet ettiler. Ama geçen yıl bir Antalyaspor maçında epey bir küfür kafir, sahaya taciz vardı. En affedilmezi ise hem kupa finalinde hem de Süper Kupa maçındaki olaylardı. Açıkçası Konya seyircisine yakıştıramadığımız çok çirkin görüntülerdi bunlar. Bunlar son olur inşallah diyelim..

Çok konuştuğumuz için 2018’e gidememiz ile ilgili kısa görüşünüzü alayım… Lucescu kalacak mı, kalmalı mı…

Lucescu kaldı. Demirören devam etmek istiyor kendisiyle. Açıkçası Lucescu da haklı. Önümüzde 2020 Avrupa Şampiyonası elemeleri var. 24 takım katılıyor. Adeta ‘katılmayanı dövüyorlar’ turnuvası. Siz olsanız 24 takımın katıldığı turnuvaya katılım hakkı kazanmak Dünya Kupası’na katılım hakkı kazanmaktan daha kolayken “2020 Avrupa Şampiyonsı’na Türkiye’yi götürdüm” demek istemez misiniz? Lucescu da bunu istiyor. Çok anormal gelişmeler olmazsa Luce ile devam edilir.

YILMAZ VURAL FAZLA TELEVOLE BULUNUYOR

2018 Dünya Kupası favoriniz kim, onu öğrenelim…

Daha erken. Ama ben her zaman eğer Türkiye yoksa, o turnuvayı ya İtalya ya da Arjantin kazansın isterim.

Milli takımla ilgili üç sorum olacak… 1) Yılmaz Vural… Niye olmuyor? Olmaz mı… Her gittiği takımı yükseltti, büyüttü… Fazla televole mi bulunuyor?

Olmaz. Fazla televole bulunuyor. Son 4-5 takımında da performansı iyi değil.

2) Enes’in muhteşem bir analizi vardı: “Genç takımla İngiltere’yle yenişemedik. Penaltılara gitti… Kısa süre sonra karşılaştık, İngilizler bize, aynı takıma 4 attı. Suçlu sadece biz futbolcularda değil, sistem yanlış.” Katılır mısınız?

Katılırım. Enes çok doğru söylemiş. Ama bu epeyce geniş bir konu.

3) Milli takım silbaştan gençleşmeli mi?

Hayır. Gençleşme yanlış bir tabir ve şehir efsanesi. Türkiye’de dünya gençler şampiyonası oynandı, tribünlerde 500 kişi vardı. Gençleşmemeli, sadece ‘kendini takımdan büyük gören adam’lar temizlenmeli.

Gelelim “keyifli futbola…” Napoliye… Maurizio Sarriye… İtalya Ligi’ni hallaç pamuğu gibi atıyorlar. Guardiola bile 1 haftadır futbol mentalitelerini çözmeye çalışıyorum dedi. 1 yıl önce yuhalanan Sarri bugün futbolun yeni tanrısı… Mertens “Futbolumu büyüttü”, Koulibaly “O bir dahi” diyor… Sizin görüşünüz nedir?

Vallahi siz söyleyince araştırasım geldi. Geçen sene Beşiktaş bunları orada yendi burada da beraber kaldılar. Biraz araştırdım fazla bir ekstra özellik bulamadım.

PSG… Neymar transferi için ne dersiniz? Hesapladım, 5 yıl her kupayı aldırsa da Neymar kendisi için ödenen parayı karşılayamıyor. Hiçbir patron da para batırmayı istemeyeceği için Katarlıların bu transferinde futbol dışı bir neden olduğunu düşünüyor musunuz?

Kesinlikle öyle. Bunun 2 nedeni varmış. İlki o dönem hatırlarsanız Suudların başı çektiği bir grup Arap devleti Katar’a karşı birleşti. Yaptırımlar uygulandı. Transfer o döneme denk geldi hatırlarsınız. O dönem bu ülkenin gövde gösterilerinden biriydi. İkinci sebep ise biliyorsunuz Katar’ın 2022 Dünya Kupası’nı yapmaması için çeşitli baskı grupları çalışıyor. Rüşvetle o kupanın Katar’a verildiği artık neredeyse herkesin bildiği sır. Ama Katar da ısrarla futbola yatırım yapmayı planladığını göstermek için bu sansasyonel işe başvurdu. Yani Katar’ın bu sansasyona ihtiyacı vardı. PSG açısından da 4-0 yendiğiniz takıma 6-1 ile elendiğiniz rövanşın futbol intikamı olarak adlandırılabilir.

KUPAYI REAL MADRİD ALSIN

Şampiyonlar Ligi öngörünüzü alayım… Beşiktaş nereye kadar gider, kupayı kim kaldırır?

Çok zor soru. Beşiktaş Monaco’yla 2 maçta berabere kalsın, yenilmesin büyük ihtimalle gruptan çıkar. Şampiyon kim olur.. Açıkçası Real Madrid bir daha alsın ve üç yıl üst üste bu kupayı kaldırıp kırılamaz bir rekorun sahibi olsun isterim.

Vallahi yine zaman nasıl geçti anlamadık. Çok teşekkürler…

Ben teşekkür ederim.

Yorumlara kapalıdır.