Çok Yakında

Evlenmek

Kasım 20th, 2016 | by Nerkiz Şahin
Evlenmek
Yazarlar
0

(Nerkiz Şahin’in Kuzey’in Kasım sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Bu ayın yazısı için başlanmış birkaç yarım yazılarım vardı. Bir türlü karar verememiştim hangisine devam edeceğime. Nedense yazıların sonu gelmiyordu kalemimin ucuna. Zorlayıp kendimi, hangisine devam etsem diye düşünürken, yaşadığım bir olay kalemimi elime aldırdı ve kendini yazdırdı. Diğer yazılar ise, yarı başlı kaldı. Kim bilir belki bir gün onlar da sonlanır. Ya da arada kaybolur o yazılmış yarım yazılar. Ve hiçbir zaman okunmadan başkası tarafından, hayatına gözünü yumar. Artık onu zaman gösterecek.

nerkiz-sahin-yazar

Yaşadığım duruma gelince, belki iyi niyetti, belki gerçekten yardımcı olmak istemişti kişi kendince ya da öylesine dalga geçmişti o an. Belki o dünyaya başka pencereden bakıyordu. Onu ve sarf ettiği cümleleri anlamaya çalışıyordum. Ama bir yandan da bizi, kadınları, beni anlasın istiyordum.

Bir açılış resepsiyonundaydım ve orada konuşulan birkaç cümle kafama takılmıştı. Sizler bunu okuyuncaya kadar aradan bir ay geçecek biliyorum. Ama bende bir ay geçse de, canlı kalacak bu konu eminim. Çünkü boşuna beynimin içinde evirip çevirip anlamaya çalışmıyorum şu an. Hoş bir sohbet, muhabbet halindeyken, bir tanıdığım değerli bir kardeşim, halimi, hatırımı sordu. İyi olduğumu söyledim ve ardından bana bir ihtiyacımın olup olmadığını sordu. “Şu an değil ama ileride salona ihtiyacım olabilir” dedim ben de. Konu ise kitaplarımı tanıtmak ve şiir gecesi düzenlemekti. Daha önceleri de konu olmuştu bu durum zaten. “Tabii ki, ne zaman istersen ayarlarız, bana haber et” demesiyle tekrar “Bir ihtiyacın olursa her zaman haberim olsun” diye söze devam etti. Ben de onun üstüne “Kitap alabilirsin” dedim. “Kitaplarım satışta ve asıl ihtiyacım, onların satılması” diyerek devam ettim. “Ne yapacaksın ki parayı?” diye sordu arkadaşım o anda. Hani şimdi parayla neler yapılmaz da.. Neyse ben o an ilk aklıma geleni söyledim. “Tatil yapmak istiyorum” diye bir cevap attım ortaya. Karşılık olarak hiç beklenmedik bir yanıt aldım. “Ben sana sponsor bulayım” demez mi bana. “En iyisi sana zengin koca bulayım” diyerek devam etti. Sanırım birkaç dakika yüzümde şaşkın bir soru işareti vardı.

Kitap derken nasıl böyle bir cümleyle karşılaştığımı hâlâ anlamış değilim. Evli bir kadın da olabilirdim. Ve yine kitap yazmış olabilirdim. Diyelim kocam var ama zengin değil ve paraya ihtiyacım, ihtiyacımız var. O zaman ne yapmalıydı, kocayı atıp zengin adam mı aramalıydım? Ayaklarımın üzerinde durmaya çalışan biriydim ve benim en son yapmak istediğim durum buydu. Kimseye avuç açmak istemiyordum Allah’tan başka.

Paraya ihtiyacı olunca bir kadının, evlilikten başka veya arkadaşımın deyimiyle, sponsordan başka yol olmayacak mıydı? Kadın değil de o an benim yerimde bir erkek olmuş olsaydı diye düşünüyorum. Aynı şekilde kitabını satmak isteseydi, ona da mı arkadaşım böyle bir cevap yönlendirecekti.
Konu o gece orada kapanmasına rağmen, bende, kafamda kapanmamıştı. “Sana zengin kadın mı bulalım?” diyecekti, arkadaşım bu durum da, karşısında erkek olsaydı. O an bu sorular aklıma gelmedi. Savunma mekanizmam tavan yaparak cevap verdim sadece… İlk müdahale olarak “Ben koca arasaydım, sana bırakmazdım arkadaşım, kendim de bulurdum”, “Ben ayaklarımın üzerinde durarak geldim bugüne. Bundan böyle de Allah’ın izniyle o şekil devam etmek istiyorum” diyerek gülüp geçtim. Cevap vermeyle bitmiyor tabi olay, kapanmıyor kafamda bir türlü benim sorular bölümü. Kadınların ilk görevi evlilikmiş gibi düşünceyi, ne zaman bırakacağız toplum olarak. Kızlarımız eğitimini evlilik için hâlâ bırakmaktalar günümüzde. Annelik için iş hayatını sonlandırmak zorunda çoğu zaman. Yaptığı işler hobi gibi görülmekte çevresinde, yakınlarının gözünde. Halbuki, toplumun yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. Yok değil tabi, günümüzde birçok işyerlerinde, kurumlarda çalışıyor kadınımız, kızımız. Doktor, avukat, araştırmacı ve benzeri meslek dallarında etkinler. Siyasetten, bilimden, sanattan anlıyorlar. Niye evlensinler para için bu kadınlarımız?

Asıl aşılamamız gereken, hayatta ayaklarının üzerinde durması olmamalı mı? Eğer evlilik yapacaksa da, sırf o kişiyle hayatını beraber geçirmek istediği için evlense… Evliliği sadece maddi güvence görmese… Öyle görmediği için de eşit bir şekilde hayata başlansa… Hayat müşterek diye eğitilse, bu gibi örneklerimiz çoğalsa… Kadın yine evlensin, ben evliliğe karşı değilim. Sadece maddi güvence görüp evlenmese… Sevdiği için evlense bıraksak da.

Yorumlara kapalıdır.