Çok Yakında

Erkekler neden çiçek alır?

Nisan 8th, 2017 | by Şebnem Seçkiner
Erkekler neden çiçek alır?
Yazarlar
0

(Şebnem Seçkiner’in, nam-ı diğer Manyakanne’nin Kuzey’in Nisan sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Yok. Google’a sordum bunu. Çok şey çıktı karşıma. Hiçbirini okumama kararı aldım. Sanırım bunu yazarken erkek gözüyle bakmak istemiyorum. Yani bir kez, haklarında bir şey yazarken onları anlamaktan uzak durmak istiyorum. Tıpkı kendileri gibi.
Peki. Erkekler ne zaman çiçek alır?
• Yıldönümlerinde.
• Doğumgünlerinde.
• Kavga edildiği zaman.
• Ah bir de kız istemeye gelirken! (Onu aileleri alıyor gerçi ya, neyse. Taşıyor en azından)

Düşündüm, düşündüm. Başka bir şey gelmedi aklıma. Babam evlilik yıldönümlerinde alır. Annemin doğumgününde alır.

Arkın, sevgili koca, kavga ettiğimiz zaman alır. Evet, bizim evde çiçek görürseniz, bilin ki kavga edilmiştir. Ya da ben “Çiçekler soldu, park edecek yer bulamadım, duramadım önünde, çiçek alır mısın?” dediğimde…

Tamam da biz çiçek istiyor muyuz? Yok yok, aman başka hediye beklediğimi düşünmeyin. Her kavgada bir hediye istesem, hediye zengini olurdum. Sadece aklıma takılan şey, neden çiçek? Kavganın ardından çiçekle barışmak istemiyorum ki… Geçen ay kötü tartışmıştık. Daha doğrusu kötü kırılmıştım. Kırılma anımı gördü. O yüz ifademi birebir yaşadı. Bağrışmadık. Bir şey söylemedik. Böyle kitlendim ve ağladım. Ve sonra konuşasım gelmedi iki gün. Yani kelimeler dökülemedi dudaklarımın arasından. Tabii evde çocuk var. Küs kalamazsın. Mecburi durumlarda konuştuk, sofrada sohbet ettik, fakat göz teması kurmadan. O bakıyordu da ben burnunu ya da ağzını tercih ediyordum bakmak için, gözlerini değil.

İki gün sonra eve üç çeşit çiçekle geldi. Hatta video çektim, koydum Instagram hesabıma (@sebnemseckiner), dayanamadım. Dedim ki “Alınan çiçek sayısı kavga ile doğru orantılı mı?” Cevap veremedi.

Bak sevgilim. Ben çiçek istemiyorum. Birbirimizden özür dileyebiliriz, nihayetinde ben de sütten çıkmış ak kaşık değilim, konuşabiliriz. Bir çiçek, hadi almışsın 3 çeşit, üç çiçek ile olmaz bu iş. Çiçek ne zaman kıymetlidir? Gönülden geçerek alındığında. Çiçekçinin önünden geçerken “Ay karım bunları çok sever” ya da “Eve ne yakışır” gibi düşüncelerle alınması başka, diğeri başka… Bu kalp kırılınca bir çiçekle tamir olmuyor. Başka şeyle de olmaz. Nedendir bu inanış? Hem bana sevgini bir şey alarak göstermene de gerek yok. O çiçekler ilk geldiğinde kapının önüne geri koysam da bozulmamalısın aslında. Türk filmi çevirmiyoruz ki çiçekleri görünce boynuna sarılayım, tek ayağım havada kendi çevremizde dönelim…

Ay bir de haklarını yedim, bir dakika bir dakika… Bir de ne zaman çiçek alıyorlar? Sokak satıcıları trafikte camın kenarına geldiğinde. Öyle ısrarcılar ki, almadan bırakmıyorlar. “Abi ablaya çiçek götür” diye diye ille kopartıyorlar birkaç lira. Kadın sürücülere fazla ısrar etmiyorlar. Teklif edip kaçıyorlar. Erkeklere yapılan bu ısrara kıs kıs gülüyorum. Kaç kez biz yan yanayken oldu, “Ay o bana çiçek almaz” dedim de zorla almak zorunda kaldı. (Bu taktiği de yazın bir kenara…) Aslında kızgındım ve bilerek yapmıştım. Hem satıcının onca ısrarına “Hayır” da demesini istememiştim. Bir de ne bileyim, sinyali böyle “Karım yanımda evet ama almıyorum ona çiçek” mesajı veriyor gibi geldi de ben böyle bir ezildim, büzüldüm. Bir satıcı yüzünden neler düşünmüşüm neler…

Biz ne zaman çiçek alıyoruz?
• Burnumuza mis kokuları geldiğinde.
• İyi hissetmek için.
• Arkadaşımıza çaya-kahveye giderken.
• Balkonumuza, salonumuza… Yani bizim aslında öyle özel bir duruma ihtiyacımız yok bunun için. Canımız istiyor ve alıyoruz.

Erkeklerin almasındaki bir diğer neden bence, başka bir seçenek bilmemeleri. Her 14 Şubat’ta pırlanta reklamları devreye giriyor, her Anneler Günü’nde elektrikli ev aletleri kampanya yapıyor, her yılbaşında giyim firmaları reklamları artırıyor. Filmlerde her kavgadan sonra çiçek alınıyor. Ne oluyor? Erkeklerin hafızaya kazınmış bunlar. Bu hediyelerin dışına çıkılamıyor. Ya da sıradan bir günde, bir Salı günü diyelim, hediyeyle gelemiyor. Biz kadınlar her özel günde değişik hediye alma derdine düşerken, aynı klasik parçalarla karşılaşmıyor muyuz?

O kadar ki artık Arkın bana bir şey aldığında “Ay hayırdır bir şey mi oldu” diyorum. Eve tartışmadığımız bir zaman çiçekle gelse, ateşini ölçerim.
Irmak da alıştı mesela. Biliyor ki babası çiçek aldığında, bir şey olmuş. Ayrıca bir itiraf. Dedim ki: “E ama o çiçekler kurudu. Yenisi lazım.” Bana “Tamam” dedi ancak 3 gün oldu çıt yok. İşte bu da sadece kavga zamanı alındığı tezini doğrulamıyor mu?

Yorumlara kapalıdır.