Çok Yakında

Belçika-Türkiye krizinin ayak sesleri

Nisan 16th, 2017 | by Fikret Aydemir
Belçika-Türkiye krizinin ayak sesleri
Yazarlar
0

(Genel Yayın Yönetmenimiz Fikret Aydemir’in Kuzey’in Nisan ayı sayısı için kaleme aldığı ilk yazısıdır…)

ALMANYA’DA Yeşiller Partisi Başkanı Cem Özdemir‘in olduğu gibi Belçika’da Yeni Flaman Birliği NV-A partili Zuhal Demir de genel kabul gören Türk kökenli Avrupalı politikacılardan değil.

Avrupa’daki Türk kökenli politikacılarımızın geneli her ne kadar bulundukları ülkelerde siyaset yapsalar da duygusal olarak Türkiye’ye bağlılar. Hatta bir adım daha ileri giderek, her ne kadar bulundukları ülkelerde seçilmiş olsalar bile Türkiye politikasını çok daha yakından takip etmekteler. Ve bu nedenle Türkiye’deki siyasi gelişmelerle ilgili hiçbir resmi açıklama yapmaktan imtina etseler bile özel sohbetleri hep Türkiye üzerinedir. Avrupalı Türklere yönelik en küçük eleştiri bile kabul edilemez kırmızı çizgidir.

Bu genel kabul gören tutumun biraz dışına çıkan her Türk kökenli Avrupalı politikacı, Türkiye üzerinden ‘linç’e maruz kalırlar. Belçika’da geçen ay Eşit Haklar ve Yoksullukla Mücadele’den sorumlu Devlet Bakanlığı koltuğuna oturan Zuhal Demir bunun en somut örneği.

Belçika Federal Hükümeti Devlet Bakanı Zuhal Demir, genel kabul gören tutumun dışında açıklamalar yapınca, Kürt kökenli olması ön plana çıkartılarak, hedef haline getirildi.

Önce, Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçisi Hakan Olcay’ın dikkati çekildi. Büyükelçi Olcay’ın “Belçika ile Türkiye ilişkilerinde Zuhal Demir’in bir köprü görevi üstlenebileceği” açıklaması tartışmaları bitirmeye yetmedi. Türkiye’deki basın üzerinden ‘linç’in devam etmesi üzerine liberal partili (MR) Başbakan Chales Michel, kendi bakanına sahip çıkarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldı.

BAŞBAKAN’DAN SALVOLAR

Belçika Başbakanı Michel, Türkiye gazetelerinde hükümetinde görev yapan Zuhal Demir ile ilgili ‘terör destekçisi’ yakıştırmalarını kabul edemeyeceğini belirterek, “Bunlar kışkırtıcı ve kırıcı haberler. Bu haberlere tolerans gösteremeyiz. Bunlar yalan iddialar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın referandum kampanyasıyla ilgili izlediği strateji için “Bizi korkutamaz. Erdoğan’ın stratejisi bizi provoke etmek ve Türkiye’deki milliyetçi duyguları harekete geçirerek mağdur pozisyonu oynamaktan ibarettir. Almanya ve Hollanda’ya yönelik Nazi yakıştırmaları hiçbir şekilde kabul edilemez ve AB değerleriyle bağdaşmaz” açıklaması yaptı.

Başbakan Michel, daha sonra “Knack” dergisine verdiği röportajda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirilerini sürdürdü. Avrupa Birliği’nin mülteci krizinde Türkiye ile yaptığı anlaşmanın bir hata olduğunu belirten Başbakan Michel, “Avrupa, iki yıl önce Türkiye ile mülteciler anlaşması yaptı. O süreçte büyük hatalar yaptık. Ekonomik olarak bize bağımlı olan bir ülke karşısında güçlü bir duruş sergilemedik. Avrupa’nın sınırlarını kendimiz koruma altına almalıyız. Sınır güvenliğimizi ve iç güvenliğimizi kendimiz sağlamalıyız” dedi. Başbakan Michel, “Türkiye’nin AB üyelik sürecinin de dondurulması gerektiği”ni söyledi.

Hollanda ve Almanya’dan sonra yeni krizimizin adı Belçika; hayırlı olsun…

Yorumlara kapalıdır.