Çok Yakında

Belçika Türk Diyanet Teşkilatı

Ocak 26th, 2017 | by Hüseyin Dönmez
Belçika Türk Diyanet Teşkilatı
Yazarlar
0

(Hüseyin Dönmez’in Kuzey’in Ocak sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Belçika Diyanet Vakfı, 1982 yılında Kraliyet kararnamesi ile -Uluslararası Birlik- statüsünde kurulmuş bir kurumdur. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından atanan ve TC Dışişleri bünyesinde, TC Brüksel Büyükelçiliği Din İşleri Müşaviri olarak atanan bir personel aynı zaman Belçika Diyanet Vakfı Başkanı olarak sistemi yönetiyor.

Belçika Diyanet Vakfı, kurulduğundan bu yana dini, sosyal ve kültürel alanlarda hizmetler veriyor. Bugün için 72 caminin bu kurum bünyesinde bulunduğu ve başta din hizmetleri olmak üzere Cenaze Nakil, Din Kültürü Eğitimi, Türkçe Kültür Dersleri, Hac, Umre Organizasyonları, Kültürel ve Dini Seminer, Konferanslar, Etkinlikler gibi hizmetler sunuluyor. Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı Avrupa ülkelerinde Diyanet Teşkilatları en büyük sivil toplum örgütü ile birinci sırada bulunuyor.

DİYANET VAKIFLARININ SİYASETE BULAŞMASI İSTENMİYOR

Başta Almanya olmak üzere son dönemlerde Diyanet Teşkilatları ile alakalı ciddi sorunlar yaşanıyor. En büyük suçlama ise Diyanet Teşkilatları’nın Türkiye’de yaşanan siyasi gerginliklerde hükümet yanlısı bir tutum sergilediği ve bu yönde aktif olarak Türk toplumunu fişlemeye ve yönlendirmeye çalıştığı belirtiliyor.

Alman basınında çıkan haberlerde DİTİB’e bağlı camilerde görev yapan imamların Türk istihbaratı ve ilgili kurumlar için çalıştıkları şeklinde haberler gazete manşetlerine taşındı. Alman medyası DİTİB teşkilatının ‘FETÖ’ yanlıları hakkında Türkiye’ye bilgiler aktardıkları belirtti. Bu iddialar üzerine Yeşiller Partisi Alman Meclis Grubu, İçişleri Komisyonu’na bir önerge sunarak, federal hükümetten DİTİB imamlarının Türk istihbaratı lehine yürüttüğü faaliyetler konusunda bir rapor vermesini talep etti.

Hollanda’da ise durum daha ileri bir düzeye taşındı. TC Lahey Büyükelçiliği Din İşleri Ataşesi ve Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Yusuf Acar’ın hazırladığı bir raporda, Hristiyan Demokrat Parti’den (CDA), “Fethullahçıların kalesi” diye söz etmesi Türkiye ile Hollanda arasında diplomatik gerilime neden oldu. Lahey Büyükelçiliği Din İşleri Ataşesi Yusuf Acar’ı geri çekti. Dışişleri Bakanı Koenders, geri çekme kararının Türk yetkililerle yapılan görüşmeler sonucu alındığını belirtti.

TANINMIŞ CAMİLERİN LİSANSLARI İPTAL EDİLEBİLİR

Belçika’da Flaman Hükümeti İçişleri Bakanı Liesbeth Homans, camilerin lisanslarının iptal edilebileceğini açıkladı. Bakan Homans, “İstihbarat teşkilatından gelecek olan raporun basında çıkan haberleri doğrulaması halinde camilerin lisanslarının iptal edeceklerini ve hatta casus imamların bulunduğu Türk camilerinin kapatılması gerektiğini” ifade ederek konuyu Türkiye’nin Brüksel Büyükelçisi ile görüşeceklerini ifade etti.

Federal hükümetlerin Adalet Bakanı Koen Geens ise medyada yer verilen haberler, iddialar ve açıklamaların ardından güvenlik ve istihbarat birimleri ile savcılığa, Belçika’daki Diyanet’e bağlı camilerin izlenmesi konusunda talimat verdiğini ilan etti.

BELÇİKA DİYANET VAKFI KENDİNİ SAVUNDU

Belçika Diyanet Vakfı ise tüm bu gelişmelerin ardından yaptığı duyuruda; “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ortaya koyduğu din hizmetleri toplumlarda şiddeti değil, her zaman barışı, güveni ve huzuru esas almıştır. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın dini vecibelerini ifa etmelerini kolaylaştırmak amacıyla yurtdışında görevlendirilen din görevlilerimizin, görev tanımının dışında herhangi bir faaliyetle iştigal etmeleri söz konusu değildir” şeklinde bir açıklamada bulunarak iddiaların haksız olduğuna vurgu yaptı.

Şimdi buraya kadar genel bir giriş yaparak gelinen son durumu ortaya koymaya çalıştık. Yani durum vahim.

Avrupa’da Diyanet Teşkilatları’nı yönetenlerin artık bir şeyi çok iyi kavraması ve üzerine düşünmesi gerekiyor. Yaşadığımız ülkeler Türkiye değil, bu ülkelerde yaşayan Türk kökenliler de sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil, aynı zamanda yaşadıkları ülkelerin vatandaşıdırlar.

Örneğin Belçika siyaset kurumu son çıkışı ile Müslüman topluma şu mesajı vermiştir: “Ey Belçika Müslümanları, içinde yaşadığınız ülkede kurallar bu ülkenin dinamikleri tarafından koyulur. Kuralların dışarıdan belirlenmesini, insanların dışarıdan sevk ve idare edilmesi, yönlendirilmesi kabul edilemez. Aklınızı başınıza alın.”

BELÇİKA DİYANET VAKFI SİVİLLEŞMELİ

Şimdi bu konuda elbette herkes farklı yorumlarda bulunabilir. Ancak geçmişte yaşadığımız kronolojik süreci göz önüne aldığımızda gelecekte başımıza gelecekleri de şimdiden görebilmemiz gerekiyor. 80’li yıllarda gelen Din Kültür Dersleri öğretmenlerinin atanma sistemi neden değiştirildiğini, Executief van de Moslims van België-Belçika Müslümanları Temsil ve İcra Örgütü’nü kurmaya neden ihtiyaç duyulduğu, bugün için 12, önümüzdeki yıl 72 camiden 35’inde neden din görevlisi olmayacağı anlamaya çalışmamız ve bu gelişmeler doğrultusunda ciddi bir özeleştiri de yaparak geleceğe hazırlanmamız gerekiyor.

NASIL MI?

Bunun nasıl olacağını aslında 80’li yıllarda Valon Bölgesi’nden Ahmet Fener ve arkadaşları görmüş ve bir Türk Cami Dernekleri Federasyonu kurmuşlardı. Bu teşkilat tüm sorunları bir sivil platformda tartışarak, Belçika’da yerel ve ulusal otoritelere taşıyorlar, kararları karşılıklı uzlaşma, saygı ve anlayış içerisinde alıp uyguluyorlardı. Ne yazık ki, bu teşkilat 2004 yılından itibaren söndürülmeye çalışılmış, Müşavir Ömer Faruk Turan’ın girişimleri ile dağıtılmıştır.

Son gelişmeler bizi belki de, Belçika Diyanet Teşkilatı’nın sivilleşmesini sağlamamızı zorunlu kılacak. Aksi takdirde korkumuz odur ki; Belçika Diyanet Teşkilatı hizmet sunamaz hale getirilecek.

Din görevlisi Ahmet Fener’in tecrübelerine bugün çok ihtiyacımız var.

Yorumlara kapalıdır.