Çok Yakında

BELÇİKA SİYASETİ KARANLIKTA YÜRÜYOR…

Ekim 5th, 2016 | by Hüseyin Dönmez
BELÇİKA SİYASETİ KARANLIKTA YÜRÜYOR…
Yazarlar
0

(Hüseyin Dönmez’in Kuzey’in Ekim ayı sayısı için kaleme aldığı yazısıdır…)

Rüyada zifiri karanlık bir gece görmek sıkıntı ve hüznü işaret eder. Karanlık üzüntü, keder ve endişenin ifadesi olarak kabul edilir. Belçika siyasetini böyle bir rüyaya benzetiyorum. Kafasını kuma gömen devekuşları gibi gerçekleri görmemezlikten gelip, günü kurtarma peşinde olan bir sürü beceriksiz insan Belçika siyasetini esir almış durumda.

SİYASİ YAPISAL SORUNLAR DEVAM EDİYOR.

Uzun yıllardır Belçika’da 3 ana başlık tartışılır ve çözüm aranır. Siyasi yapısal sistem, ekonomi ve göçmenler. Siyasi açıdan 1831 Anayasası’yla üniter devlet yapısıyla kurulmuş olsa da, 1970 yılından 2001 yılına kadar süren anayasal reform süreci sonrası federal bir sisteme geçti. Federal Hükümet, Flaman Hükümeti, Valonya Hükümeti, Brüksel-Başkent Bölgesi Hükümeti, Fransız Toplumu Hükümeti, Alman Toplumu Hükümeti gibi karmaşık bir yapıyı bu kurumlarda görev yapanların bir kısmı bile tam olarak anlayamıyor. Yani Belçika’nın sistemi tam bir arapsaçı.

Belçika’da Federal sistem çerçevesinde görev ve yetkiler federal ve bölge nezdinde belirlenmiş olsa da bu konuda zaman zaman ciddi sürtüşmeler halen devam ediyor. Ülkenin ahenkli bir şekilde yönetilmesinde çok parçalı yapının ciddi bir sorun olarak görülüyor. Bu doğrultuda ise özellikle Flaman Bölgesinin en büyük siyasi partisi Yeni Flaman İttifakı (N-VA) bağımsız bir Flaman devleti taraftarı olduğunu açıkça dile getiriyor.

BELÇİKA’DA EKONOMİK KRİZ SÜRÜYOR.

Belçika’da 2015 rakamlarına göre GSYİH Büyüme oranı %1,4 olarak gösterilmiş, ancak uzun bir süredir hazırın tüketildiği biliniyor. İşsizlik Oranı ise Belçika sathında ortalama %8,3, ancak bölgeler ve spesifik guruplar göz önüne alındığında rakamların duruma göre pik yaptığı inkar edilemez bir gerçek. Belçika’nın 2015 rakamlarına göre Kamu borcunun GSYİH’ya oranı %106,9 olarak belirlendi. Yani Belçika için ekonomik alanda alarm zilleri çalmaya devam ediyor.

Belçika’da 25 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleştirilen federal ve bölgesel seçimlerinden 135 gün sonra MR Başkanı Charles Michel’in Başbakanlığında ve N-VA, Flaman Liberal Demokrat Parti (Open-VLD) ile Flaman Hristiyan Demokrat Parti’nin (CD&V) partisinin yer aldığı koalisyon hükümetinin birinci önceliği Belçika ekonomisini yeniden ayağa kaldırmaktı. Hükümet önce tasarruf planlarını devreye soktu. Önce emeklilik yaşı ile ilgili kararlar aldı. Bir çok alanda vergiler artırıldı. Bazı sektörlere verilen primler iptal edildi. İstihdamı artırmak adına öncelikle işgücü maliyeti konusunda iyileştirmeler yapıldı. Sosyal yardımlar konusunda sıkı denetim mekanizmaları devreye sokuldu. Yeni girişimcileri teşvik amacıyla fon oluşturuldu. “Tax shift” olarak bilinen yeni vergi mekanizması hayata geçirildi. Ama yetmiyor. Belçika ekonomisi bir türlü rayına oturmuyor. İşsizlik sayısı azalmıyor. Fabrikalar bir bir kapanıyor. İşsizler ordusuna yenileri katılıyor.

BAŞARISIZ SİYASİ PARTİLER POPÜLİZME YÖNELİYOR.

Yapısal ve Ekonomik sorunlarını çözmede ciddi sıkıntıları olan Belçika’da siyasi partiler popülist siyasi söylemleri ve yaklaşımları başarısızlığı perdeleme adına hiç çekinmeden pervasızca kullanmayı tercih ediyor. Siyasette başarısızlığı örtmek için genelde bir günah keçisi, veya kurban seçilir. Seçilen kurban öne sürülür, ardından diğer birincil konular tartışma dışı kalır.

Şimdi şöyle bir geçmişe bakalım neler olmuş;

Anvers şehrinde 2003-2012 yılları arası belediye başkanlığı yapmış olan Patrick Janssens girdiği son yerel seçimleri kaybetti ve ardından siyasete veda etti. Bir başka ünlü SP.a’lı siyasettçi Louis Marie Joseph Tobback meslektaşı Patrick Janssens’ı şöyle tarif ediyor. Janssens göçmen karşıtı söylemleri ile puan toplayan NVA ve Vlaams Belang partilerine kayan seçmenleri kazanmak adına hiçbir sorun teşkil etmeyen başörtüsünü bir sorunmuş gibi sunarak hem kendisine ve hemde partimize zarar vermiştir. Politikada cesur ve gerçekçi olmadıkça inandırıcı olamazsınız. Bilge adam Louis Marie Joseph Tobback doğru tespit yapmış.

Demokratik Hümanist Merkez Partisi CDH Belçika’nın Frankofon toplumuna hitap eden önemli bir siyasi parti olarak biliniyor. Cdh bünyesinde eski bakan Joëlle Milquet 1999-2011 yılları arası parti başkanlığı yapmış bu siyasi partinin kapılanını göçmenlere ardına kadar açmıştı. Türk kökenli başörtülü milletveki Mahinur Özdemir bu dönemde partinin önemli isimlerinden biri olmuştur. 2011 parti genel kongresinde görevi devir alan Benoit Lutgen, göçmen ve özellikle Müslümanlar konusunda yeni bir yaklaşım sergilemeye başladı.

Ülkede 1915 olaylarıyla ilgili tartışmalar Brüksel Milletvekili Mahinur Özdemir’in Ermeni iddialarını kabul etmediği için partisi Demokratik Hümanist Merkez (CDH) tarafından ihraç edildi. Cdh partisi Ermeni Soykırım tasarısı konusundaki tavrı gerekçe gösterilerek başörtülü Müslüman bir üyeden kurtulmuştu. Yani parti artık beyaz Belçikalı’ların partisi olabilirdi.

PS partisinde ise Belçika’nın en başarılı siyasi yüzlerinden biri olarak görülen Emir Kır’a yönelik parti içi muhalefetin diş ve kılıç bilediği zaman zaman kulislerin konusu oluyor.

Geçtiğimiz aylarda Frankofon topluma hitap eden siyasi partilere yönelik yapılan kamuoyu yoklamasında Cdh partisinin dibe vurduğu belirtildi. Yani Müslüman kökenli üyeleri ihraç etmek beyaz Belçikalıları ikna etmemiş.

Bir diğer önemli gelişme ise SP.a partisinde yaşandı. Belçika Flaman Sosyalist partisi SP.A, sırf Türkiye’deki darbe girişimini reddettiği ve her ortamda demokratik şekilde seçilmiş yönetime desteğini açıkladığı için üyesi Ahmet Koç’u partiden ihraç etme kararı aldı. Türkiye’de darbe girişimi sonrası Erdoğan’ı desteklediğini ifade eden Ahmet Koç için ihraç edilmesinin ardından açıklama yapan Sp.a başkanı John Crombez’in, kararın doğruluğunu ve Sp.a partisinin etik ilkelerinden bahsetti. Bu tutumu ile 43 yaşındaki Oostendeli genç Grombez’in artık göçmenle kökenlilere ve özellikle Müslüman topluma yönelik mesafeli bir dönemimin başlatıldığını ilan etmiş oldu.

Gent olayları ise bu işin tuzu biberi oldu. Aşırı Sağcı-Irkçı Voorpost örgütü Osmanlılar’a karşı 12 eylül 1683’de Viyana kapılarında durdurulmasını kutlama amacıyla Türk toplumun yoğun olarak yaşadığı bölgede Türk ve Türkiye karşıtı bir gösteri düzenlemişti. Gent şehrinde Türk toplumunu yoğun olarak yaşadığı bir mahallede SP.a’lı belediye başkanı Daniel Termont tarafından ırkçı bir örgüte yürüyüş izni verilmesi acaba nasıl yorumlanabilir. Acaba bu durum parti genel başkanı John Crombez’in, Müslümanlar’a yönelik bakış açısının bir yansıması olabilir mi diye düşünmüyor da değiliz.

Diğer siyasi partileri artık değerlendirmeye gerek yok. NVA, Vlaams Belang gibi partiler zaten aşikar Türk ve İslam düşmanlığı yapıyorlar.

SONUÇ OLARAK…

Evet sonuç olarak ortada bir çok yapısal, siyasi ve ekonomik sorunları olan küçük bir ülke var. Güçlü, dirayetli siyasi karakterler sorunları hep birlikte milli bir dayanış ve uzlaşma ile çözerler. Toplum içerisinde ayrımcı bir zihniyet değil, birleştirici, kucaklayıcı bir anlayışla toplumun tüm kesimlerinin yürekten katıldığı bir milli tavır ile ülkeler büyük sorunları atlatabilirler. Hal böyleyken Belçika’da siyaset arenasında bir çok küçük hesap yapan siyasetçiler ve siyasi partiler mevcut.

Bu tablo karşısında gelecek adına kaygı duymamak mümkün değil.

Yorumlara kapalıdır.