Çok Yakında

3 BULUŞMA 3 ÖNEMLİ MESAJ

Haziran 24th, 2017 | by Hüseyin Dönmez
3 BULUŞMA 3 ÖNEMLİ MESAJ
Yazarlar
0

(Hüseyin Dönmez’in Haziran yazısıdır…)

Belçika’da mübarek Ramazan ayı içerisinde 3 buluşmada verilen mesajlar gündeme damgasını vurdu.

Uzun zamandır Belçika’da yaşayan Müslümanlar ve özellikle Müslüman Türk toplumu çeşitli gerekçelerle köşeye sıkıştırılmak istenmektedir. Birçok siyasetçi hatta yetkili kişilikler yaptıkları pervasızca açıklamalarla Türk toplumunu rencide etmişlerdir.

Kurban kesimi, vatandaşlık kanunun, camilerin hedef gösterilmesi, imamlara vize verilmemesi, terör örgütlerine hamilik, Türkiye’de yapılan referandum konusunda taraf olma gibi birçok noktada insanlarımızı adeta “irite” edecek çıkışlarda bulunuldu. Örneğin Belçika İçişleri Bakanı Jan Jambon geçtiğimiz yıl Brüksel’de 22 Mart günü meydana gelen terör hadisesi sonrası “Müslümanlar bu olay sonrası adeta dans ettiler” demesi ise henüz hafızalardan silinmedi.

Belçika’da mübarek Ramazan boyunca her yıl geleneksel iftar programları organize edilir. Federal Milletvekili Veli Yüksel Gent şehrinde verdiği iftar yemeğinde çok önemli noktalara değinerek uyarılarda bulundu.

Milletvekili Yüksel’in verdiği iftar yemeği programına yaptığı konuşmasında; “Bugün İslam’a saldıran insanlar vardır, bunu her gün duyar olduk. Ben bunu bazen Brüksel’de parlamento da duyuyorum” diyerek, şikayetini dile getirirken çözüm olarak diyalog ve dayanışmaya vurgu yaptı.

KOEN GEENS: “BİRBİRİMİZE SAYGILI OLALIM, EKMEĞİMİZİ PAYLAŞALIM”
Bu konuşmanın ardından Belçika Adalet Bakanı Koen Geens insanlığın ortak değerlerine vurgular yaparak, “Biz bu küçük zengin ülkede paylaşmasını bilirsek eğer, dünyada tüm insanlar içinde yeterince şeylerin var olduğunu görürüz” diyerek başladığı konuşmasında Hz. İsa’nın konuşmasını dinlemek üzere gelen insanların ellerindekini paylaşmak istememesi sonucu aç kalanlar için nasıl bir çözüm ürettiğine değindi. Bir havari “Ne yapacağız insanlar aç” deyince, Hz. İsa “Sen eline iki sepet al ve ortalığı dolaş herkes arta kalan yemeğini sepetin içine bıraksın. Ve o kadar çok arta kalan yiyecekler varmış ki bunu yemekle bitirememişler.”

Bakan Geens, bu hikaye ile birlikte, “Eğer biz bu küçük zengin ülkede paylaşmasını bilirsek, dünyada da tüm insanlar içinde yeterince şeyler olduğunu da görürüz” diyerek paylaşmanın ortak yaşam ve insanlık için ne kadar önemli olduğuna vurgular yaptı.

JAN JAMBON: “KONTROLLER SAYGILI OLACAK”
Belçika’da terörle mücadele planı çerçevesinde cami ve derneklere kontroller yapılması ve bir cami kapatması Müslüman toplumda oldukça rahatsızlık yaratmıştı. Müslüman vatandaşlar Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır ile temasa geçerek kontrollerin kanun dışı muamelelerle yapıldığını, sokağın kapatıldığını, polis ve kontrol memurlarının ayakkabılar ile camilere girdiğini, Cuma günü namaz saatini seçtiklerini, işsizlik parasını kontrol eden “ONEM”in dernekle ilgili belgelerin yanı sıra camiye gelen çocukların ve vatandaşların listesinin istendiği konusunda şikayetçi olmuşlardı.

Başkan Kır da bunun bir fişleme olduğu konusunda tepki göstermişti ve konuyu İçişleri Bakanı Jan Jambon’a bildireceğini duyurmuştu.

Nihayet buluşma gerçekleşti. Vatandaşlar şikayetlerini dile getirme fırsatı buldular. Camiler Birliği temsilcilerini dinleyen Bakan Jambon’un “Bundan sonra kontroller saygılı ve haysiyetli bir şekilde gerçekleşecek” dediği belirtildi.

ADİL ŞAHİN: “BİZ BELÇİKA İÇİN TEHLİKE DEĞİLİZ”
Belçika Diyanet Vakfı geleneksel iftarında bu yıl da farklı kitleler bir araya getirildi. Bu programda bir konuşma yapan Belçika Diyanet Vakfı Başkan Vekili Adil Şahin oldukça net ifadelerle dikkat çekici noktalara değindi.

Şahin konuşmasında, “İslamofobi ve Müslüman düşmanlığını körükleyen olaylarla birlikte günümüz dünyasında popülist siyasi yaklaşımlar yüzünden kamuoyu Müslümanlara karşı kin ve nefret duygularının armasına sebep oluyor. Aşırı ırkçılık ve Müslüman düşmanlığı camilerimize yönelik saldırılara ve Müslüman kimliği taşıyan herkesi potansiyel suçlu göstermeye sebebiyet veriyor. İslam’ın anlamı barıştır, terörle yan yana getirilmez. İdarecilerimiz güvenlik politikaları yürütürken temel hak ve özgürlükler noktasında hassas olmalı ve özellikle dini özgürlükler konusunda hukuk devleti ilkesine sahip çıkmalılar. Toplumsal huzurumuza kast eden bütün bu hadiselere akl-ı selim idarecilerimiz ve bilinçli bir toplum sayesinde karşı koyabiliriz. Bunu Belçika’da başaracağımıza inanıyorum. Belçika Diyanet Vakfı olarak bizler hiçbir zaman sorunun parçası olmadık. 1982 yılında kurulduğumuzdan beri hep çözümün parçası olduk. Sarsılmaz irademizle her zaman aşırılıkların, terör ve şiddetin karşısında durduk ve hukuk devleti ilkesine sarılarak hukukun üstünlüğüne inandık. Bugün kurumumuza haksız ve mesnetsiz itham ve iftiralarda bulunanlar bilsinler ki Belçika Diyanet Vakfı olarak dini duyguları sömüren yapılar ve bütün terör örgütlerine karşı her zaman olduğu gibi toplumumuzun ve hukukun yanında olacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Belçika Diyanet Vakfı, sadece Türk toplumu için değil bütün Müslüman toplumlar için birleştirici bir çimentodur. Belçika Diyanet Vakfı hem Belçikalı Müslümanlar hem de Belçika için güven demektir” diyerek, bugüne kadar yaşananları ve gelecek için düşüncelerini paylaştı.

Sonuç olarak bugüne kadar hep gerginlik yaratacak tavırlar, açıklamalar ve kararlarla karşılaşırken bu ayda özellikle Belçikalı siyasetçilerin barış, hoşgörü, dayanışma, işbirliği gibi anahtar kelimelerin kullanıldığı cümleler kurmaları oldukça dikkat çekici.

Umarız bu duruş Ramazan ayı sonrası da devam eder, hatta birlikte bayram yaparız.

Yorumlara kapalıdır.