Çok Yakında

14 Şubat Sevgililer Günü’nün neden kutlandıǧını biliyor musunuz?

Şubat 14th, 2018 | by Kuzey
14 Şubat Sevgililer Günü’nün neden kutlandıǧını biliyor musunuz?
Magazin
0

BAHADIR GÜLER’İN ŞUBAT AYI YAZISIDIR…

Deǧerli Kuzey okuyucuları,

Bu ayki yazıma bir soru ile başlamak istiyorum: Sevgililer Günü olarak kutlanmakta olan 14 Şubat´ın neden kutlandığını biliyor muyuz?

Kökeninde birleşme ve doǧurganlıǧı barındıran putperestlerin/pagan inancına sahip olanların binlerce yıl önce kutlamıṣ olduǧu bu üҫ günlük festival her sene dünyanın dört bir tarafında tüketimin sınırları aṣtıǧı, eṣinden ya da sevgilisinden hediye bekleyip unutulduǧu için mutsuz olanların, eşinin ya da sevgilisinin kendini artık sevmediǧini düşünecek kadar bu iṣi uzatanların gerҫekte böyle bir psikolojik beklenti iҫine girmesini anlamak iҫin o günün ne anlama geldiǧini sorgulamamız gerekmektedir. Şimdi bazı okurların bunca hengamenin arasında böyle bir lüzümsuz konuda nereden ҫıktı, ne gereǧi vardı sorusuna vereceǧim cevap ṣu:

Yılın bir gününde milyarlarca lira deǧerinde harcamaları sorgulamadan yaptıran kapitalist üst akıl kim ve kimler ise, bugün dünyanın dört bir tarafında kimsenin ciddi bir ṣekilde sorgulamadıǧı ya da sorgulayamadıǧı, sırf bazı silah üreticilerinin ve petrol holdinglerinin cebinin dolması, kendi halklarının daha mutlu yaṣaması iҫin baṣkalarının kan ve gözyaṣı ile yapılan savaṣların sebebi de aynı.

Yani gerҫek gündemi yaratmıṣ oldukları suni gündemlerle perdeleyenlerin en iyi yaptıǧı ṣeylerden biri de bu ve buna benzer günleri icat ederek, insanların dikkatini farklı konulara kaydırarak gerҫeklerin daha net anlaṣılmasını engellemektir.

Medya ve gazetelerde yapılan haberlerin yarısına yakını magazin ve spor haberlerinden oluṣturulmakta ve hatta bu sayfalar daha ön plana ҫıkarılması gereken haberleri bile gölgede bırakmaktadır. Magazin programları, futbol maҫları, yemek programları, evlilik programlarının yerine getirilen kayıpları bulma programları ve son on yılın beyin yıkama programları haline getirilen diziler… Resmen dizilerde, magazin programlarında ve saҫma sapan birҫok ṣeyle beyinlerimiz uyuṣturulmakta ve ne yazık ki bazen gerҫek dünyada olanlarla dizilerin yaratmıṣ olduǧu dünyalar arasında sıkıṣıp kalmaktayız.

Amacım burada programların iyiliǧini ya da kötülüǧünü tartıṣmak deǧil ama en kıymetli hazinemiz olan zamanımızın neye ve nasıl kullanıldıǧıdır.

Burada, Sevgililer Günü olarak adlandırılan ve bir tüketim ҫılgınlıǧına dönuṣtürülen bir günün tarihini sizlerle paylaṣarak kararı sizlere bırakmak isterim…

Luepercalia Şenliği

14 Şubat Sevgililer Günü olarak bilinen tarih, Milattan Önce Roma’da çobanların tanrısı “Faurus Lupercus” şenliği olarak kutlanan bir gündü. (Romalılar, Kır ve Çoban Tanrısı Pan’a lupus (‘Kurt’) sözcüğünden türetilen Lupercus, bu tanrı için kutlanan bayramlara da Lupercalia adlarını vermekteydiler. O zamanki bir inanışa göre Lupercalia’nın Yunanistan’ın Arkadia bölgesinde kutlanan Lykaia (‘Kurt’) Bayramları ve Çoban Tanrısı Pan kültü ile bir ilişkisi vardı.)

Bu şenlikte genç Romalılar kutsal olarak varsaydıkları Tanrı Kurt´un yaşadığını düşündükleri bir mağaranın önünde 15 Şubat günü kız ve erkekler olarak toplanırlar ve kutlama yaparlarmıṣ. Bu kutlamalardan bir gün önce yani 14 Şubat’ta, genç kızlar bir sonraki seneye kadar beraber olacakları erkeklerin kimler olacağını öğrenirlermiş.

Toplanan genç erkekler, çevrede yaşayan genç kızların isimlerini yazdıkları levhaları büyük bir küp içine atarlar, bilahare toplanan genç erkekler küp içindeki levhalardan bir tane levha çekmesi istenirmiş. Böylece, eşleşen çiftler bir sene boyunca birlikte olurlarmıṣ.

Romalılar döneminden itibaren kutlanan bu adet, hıristiyanlığın toplumlarda yaygınlaşmaya başladığı ileriki dönemlerde tutucu hıristiyanlar tarafından rahatsızlık duyulan bir adet olarak görülmeye başlanmıştır.

Evlilik yasaklanmış

Milattan Sonra 270 yılında İmparator Cladius Gothicus erkeklerin evlendikleri zaman iyi savaşamadıklarını ileri sürerek evliliği yasaklamış. İmparatora göre evlilik. erkeklerin aklının evlerinde kalmasına ve yeterince iyi savaşamamalarına sebep oluyormuş.

Rahip Valentine

Rahip Valentine ise Cladius hükümdarlığı döneminde Roma’da yaşayan bir papazdır. Evlilik dışı ilişkiyi suç sayan Valentine, evlenmek isteyen çiftleri gizlice evlendirmeye başlamış. Bu durumun İmparator’un kulağına gitmesi uzun sürmemiş. İmparator’un emriyle yakalanan papaz hapse atılmış. Valentine’nin gardiyanı rahibin düştüğü durumuna cok üzülmüş. Zindan yemekleri yemesin diye kızını sıcak yemek getirmekle görevlendirmiş. Valentine bir süre sonra genç kıza aşık olmuş. Kız çok güzelmiş ama gözleri görmüyormuş. Valentine´nin bu duyguları karṣılıksız kalmamıṣ ve genç kız da Valentine’nin sesine aşık olmuş. İdam edileceği gün Valentine gardiyandan kağıt ve kalem istemiş. Kağıda bir not yazmış ve gardiyana, notu kızına iletmesini istemiş. Valentine uzunca bir süre taşlandıktan sonra infaz edilmiş (M.S. 270)… Genç kız nota baktığında gözleri açılmış. Notta Latince ”Valentine’den” yazıyormuş.

Roma dönemine ait olan bu anlatının baṣka bir versiyonunda Aziz Valentine´nin o dönemde Roma´da baskı ve zulüm altında olan hıristiyanlara yardımcı olması ve evlenmek isteyenleri gizlice evlendirmesi sebebi ile idam edildiǧi anlatılmaktadır.

Anısı yeniden yaşatılıyor

Eski törenler putperestler için şenlikler olduğu için, hıristiyan döneminde yasaklanmaya başlanınca eş seçimi için kutlanılan şölenin de yasaklanması gündeme gelmiş. Roma halkı arasındaki en ünlü şenliklerden biri olan Lupercalia’yı yasaklamak yerine bir hıristiyan festivaline çevirmek fikri M.S. 496 yılında Papa Galasius’un fikridir. Bundan böyle yapılacak çekilişlerde genç erkekler, genç kızların isimleri yerine hıristiyan azizlerinin isimlerini çekeceklerdi. Genç hıristiyan, ismini çektiği azizin hayatını ve yaptığı iyi şeyleri kendisine örnek alacak ve bir dahaki çekilişe kadar o azizin yaşadığı gibi yaşayacaktı. Ancak bu durum gençleri memnun etmemiş, bir süre sonra tüm gençlerin tanıdığı ve örnek aldığı tek isim Valentine olmuş. Bu sayede de Romalıların yüzyıllar boyu kutladıkları putperest festivali, kilisenin kutsal bir gününe dönüşerek 14 Şubat Sevgililer Günü olarak kutlanmaya baslanmıṣtır.

Valentine’nin aşık olduğu genç kıza verdiği not da örnek alınarak erkeklerin gönderdikleri kartlar da yasal bir şekilde Valentine adına gönderilmiş, Şubatın 14’ü de Aziz Valentine Günü olarak anılır olmuştur.

Bilinen ilk kart 1415 yılında Orleans Dükü Charles‘ın Londra’da hapiste iken eşine gönderdiği kart olup halen British Museum’dadır. Sevgililer Günü’nde kırmızı gül gönderme adeti de Fransız Kralı XVI. Louis‘in karısı Marie Antoinette‘e bu günde kırmızı güller göndermeye başlaması ile baṣlamıṣtır. Ama Sevgililer Günü’nün duyulmasını ve çoğu insan tarafından kutlanmasını sağlayan şey Massachusetts’den Esther Howland´in ilk Sevgililer Günü kartını basması olmuṣtur.

Howland 1847 yılında dantel süslemeli kartları seri halinde üretip, babasının kırtasiye dükkanında satmaya başlamıṣ ve kartları o kadar çok beğenilmiṣtir ki ticari hayatında yaptıǧı bu en iyi iṣ sayesinde zengin olmuṣtur.

Günümüzde de nerden doğmuş olduğu pek az kişi tarafından bilinen Sevgililer Günü’nün hikayesi kısaca budur. Burada dünyanın dört bir tarafında gelenek haline gelmiṣ ya da gelmeye baslamıṣ olan Sevgililer Günü bizim örf ve adetlerimizden biri deǧildir. İnsanın sevdiǧine bazı özel günlerde biraz daha fazla ihtimam (özen) göstermesi, onunla ilgilenmesi elbette ҫok iyi bir davranıṣtır ama unutmayalım ki, birbirimize sevdiklerimize yılın 365 günü ihtiyacımız vardır. 364 gün ilgilenmediǧimiz bir kiṣiye 365´inci günü pahalı bir hediye almanında bence hiҫbir deǧeri de yoktur.

Kimi iyi bir gelenek olarak görür sevdiǧine bir hediye alır, kimi bir hıristiyan adeti olarak görür önemsemez, kimisi de bunu yapanları lanetlemeye kadar gider… Ama unutmayalım ki ṣu dönemde sevdiklerimize her zamankindan daha ҫok ihtiyacımız var; hem de her gün, sadece Sevgililer Günü’nde deǧil…

Huzur ve mutluluk dolu günler dilekleri ile…

Yorumlara kapalıdır.